Therion - Gothic Kabbalah (2007)

therion1
Sizi bilmem ama benim için Therion bir efsanedir. Therion, Opera'yı Metal müzikle içiçe kullanan ilk grup değildir belki ama bu işi tadını kaçırmadan başaran ilk gruptur. Çok alışık olduğumuz şekilde Therion da ilk albümlerinde çok daha sert bir çizgide ilerliyordu. Grubun şu anki çizgisi 1997 yılında çıkan Theli albümü ile çizilmeye başladı. 1997 yılında albümün 2. parçası To Mega Therion'un klibini TV'de izlediğimde yüzümdeki şaşkınlığı dün gibi hatırlıyorum. 4 tane abiye giyinmiş opera vokalisti 1 tanesi Bass 3 tane erkek opera vokalisti ve önünde tam teşekküllü bir metal grubu. Müzik inanılmaz derecede doğal ve oturmuş. Aynı albümde bir de "Siren of The Woods" adlı orijinal Akadca sözlere sahip bir parça var ki grubun bundan sonraki 10 yıllık çizgisini oluşturan mükemmel bir parçadır.

Grup 1998 yılında artık Gothic Metal/Progressive Metal arenasına tam anlamıyla bu işi bildiğini ve hatta rakipsiz olduğunu Vovin adlı albüm ile ispatlamayı başardı. Albümün açılış parçası "The Rise Of Sodom and Gomarrah" özellikle bizim coğrafyamızda yaşayan herkesi çok şaşırtan bir parça oldu. Grup İsveçli, müzik oriyantal ritimlere sahip, grup metal çalıyor, vokaller opera. Böyle bir kombinasyonun absürd olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu işi ancak müzik konusunda titizliği ile ünlü Therion'dan başkası başaramazdı ve başardı da. Hatta şarkının sonlarında bayan vokalistin bir gazeli var ki akıllara zarar Happy

Vovin'i dinledikten sonra pek çok kişi artık Therion'u efsanevi Carl Orff'un metal versiyonu gibi anmaya başlamıştı. Hatta ben dahil çok sayıda kişinin bir opera klasiği olan Carl Orff'un O Fortuna'sının metal versiyonunu Therion'un yapması gerektiğini söylediğine eminim. Sağolsun Therion bizi kırmadı ve 2000 yılı Deggial albümünde bu isteğimizi yerine getirdi. Siz ne düşünürsünüz bilmiyorum ama bir opera klasiği ancak bu kadar iyi metal yorumlanabilirdi.

2001 yılı albümleri Secret of The Runes Therion'un kariyerindeki en başarısız albüm olsa gerek. Opera olayının birazcık baymaya başladığı artık Therion da farklı bir kulvarda kendisini tekrar etmeye başladı dediğimiz albüm bu oldu. Tüm albümü herhalde 100 kere dinlememe rağmen aklımda tek bir melodinin kalmaması benim bir zaafiyetim midir bilmem ama bence son derece başarısız bir albümdü.

2004 yılında Therion, Sirius B ve Lemuria adlı double albüm ile kalbimizi yeniden kazanmayı başardı. Tarzında bir miktar yumuşama olmasına rağmen mükemmel melodiler mükemmel müzikal yetenek ile bizlere Therion'un ölmediğini tam tersine daha da güçlendiğini gösterdi. Son bir kaç albümünde Therion metal vokalini tamamen bırakmıştı ki Lemuria'da opera vokallerin yanısıra metal vokallerine de yer verdi.

Ve geldik 2007 yılına. Therion, Gothic Kabbalah ile Lemuria'daki tarzını biraz daha metal yönüne yaklaştırarak devam ediyor. Daha hızlı ritimler daha güçlü bir metal sound. Şahsen çok akılda kalıcı veya kalbimi yerinden çıkartacak derecede etkileyici bir parça ile karşılaşmadım. Lemuria'dan sonra ise bir miktar sönük bir albüm olmasına rağmen yine de bu katıksız bir Therion albümü. Therion seven sevmeyen herkesin en azından bir kez dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Ama eğer ilk defa Therion dinleyecekseniz tercihiniz bu albüm olmasın.

Podcast