11 March 2007
Atheist - Unquestionable Presence (1991)
14/03/07 19:19 |
Progressive
Metal |
>
Unquestionable Presence, bass gitaristler için edüt olacak bir albüm. Zaten grubu zamanı için farklı yapan şeylerden en önemlisi de bass gitar. Jazz ve özellikle de Fusion müzik türünü yemiş bitirmiş olduğu beli olan bastaki Tony Choy, grubun Jazz tarafını sembolize ediyor. Gitaristin Progressive Metal tarzının üzerine, vokalistin death vokaline yakın tarzı, bu alakasız gibi duran öğeleri birleştirerek grubu eşsiz benzersiz kılıyor. Şu an için bile pek çok progressive metal dinleyicisine kompleks gelecek bir müziği bu adamların 1991 yılında ortaya koymuş olması gerçekten de şaşırtıcı.
Unquestionable kesinlikle bu müzik türünün klasiklerinden. Atheist'in diğer albümleri de öyle. Elements ve Piece of Time da edinilmesi ve arşivde yer alması gereken kaliteli albümler.
Podcast
Andromeda - Chimara (2006)
14/03/07 18:52 |
Progressive
Metal |
>
Andromeda, dinlenmesi zevkli bir grup olsa da her dinlediğimde bende bu grupta bir şeyler eksik dedirten bir his uyandırıyor. Bir süre sonra bu eksikliği fark ettim. Yahu bu grupta bass gitar neredeyse çoğu şarkıda yok ile eşdeğer. Bass gitarist Fabian Gustavsson neredeyse hiç bir katkıda bulunmadığı müziği de sıkıcı yapabilmek için elinden geleni ardına koymuyor. Sadece bir kaç şarkıda adamın sesini duyuyoruz, genellikle sadece kök sesleri vermekten bir adım öteye gitmiyor. Müzisyenliğin ve kompleksitenin ön plana çıktığı bir müzik türü ve grupta hiç de kabul edilebilir bir durum değil tabii bu.
Albüm grubun en iyi albümü değil ki En iyi albümü bence 2001 yılında çıkan ilk albümleri Extension of the Wish'tir, yine de dinlenebilir ve zevk alınabilir bir albüm. Gitar soloları, ritm partisyonları müziği zevkli ve sürükleyici yapıyor. Vokaller kimi zaman sıkıcı olabiliyor ve sıradan gelebiliyor. Bass gitarist zaten var yok arası ama gitarlar ve davulun uyumu bu grubu halen daha gelecek vaad eden Progressive Metal grupları listesinin yukarılarında tutmaya yetiyor. Umarım bu bass gitaristi değiştirirler de bu gruptan çok daha iyi albümler dinleyebiliriz.
Bu arada albümün 8. şarkısının adı İskenderun. Bu da değişik bir enstantane olarak aklımızda kalabilir.
Podcast
Pain of Salvation - Scarsick (2007)
14/03/07 18:31 |
Progressive
Metal |
>
Albümde halen daha eskisi gibi "hmm bu güzelmiş" dedirten melodiler olmasına rağmen yine de bu albüm tam bir hayal kırıklığı. Daniel sustuğunda yani grup eskisi gibi bir rock grubu gibi olmaya başladığında kulağa iyi gelse de, vokal girdiğinde tüm büyü bozuluyor. Bu grup artık Progressive Metal yapmıyor. Hatta bu albüme Heavy Metal bile demekte zorlanıyorum.
Pain of Salvation'ın Perfect Element Part 1, Remedy Lane veya Be albümlerini dinlemeden bu albümü dinlemeyin. Hatta mümkünse bu albümü hiç dinlemeyin, Pain of Salvation eğer eski tarzına tekrar dönmezse hatıralarımızda iyi gruptu rahmetli diye hatırlar öğünürüz en azından.
Podcast
Quidam - Quidam (1996)
14/03/07 18:13 |
Neo Progressive
| >
Neo progressive müziğin klasik gitar çalma tekniklerinin rahatlıkla hissedilebildiği Quidam, klavye ve üflemeli çalgılarla gerçekten büyük uyum gösteren bayan vokali ile orkestral bir havaya bürünüyor. Quidam, IQ, Camel, Abraxas gibi grupların arasından başarılı bir Neo-progressive grubu olarak sivrilmeyi rahatlıkla başarıyor.
Quidam'ın self-title albümü aynı zamanda grubun debut'ı. Aynı zamanda kişisel fikrimce en iyi albümleri. Takip eden 7 albümünde aynı başarıyı yakalayamayan grubun bu albümünün her neo-progressive hayranı için çok güzel bir yeni grup olacağı fikrindeyim. Albümün açılış şarkısı Sanktuarium bence albümün en başarılı parçası. Oldukça karanlık bir atmosfere sahip ve melankoli içeren bir albüm. Bayan vokalin ne dediğini anlamasak da
Podcast
Knight Area - The Sun Also Rises (2004)
12/03/07 21:11 |
Neo Progressive
| >
Albümdeki hemen hemen tüm parçalar eşit seviyede güzel ve pek çoğunun akılda kalıcı hoş melodileri var. Albümün en can alıcı kısımı ise açılış kısmındaki neredeyse ağlayacağını sandığım gitar solosu (ama niye sadece 27 saniye bu solo), ki bu solo her dinlediğimde beni sarsar. Kesinlikle çok içli. Mark Smit'in The Gates of Eternity şarkısında ilk defa sesini duyduğumuzda adamın garip telaffuzu insanı biraz şaşırtsa ve sesi sıradan gibi gelse de ardından gelen mükemmel gitar solosu tekrardan bu grupta çok iyi bir şeyler var dedirtiyor.
Grup yenetekli müzisyenlerde oluşmuş ve hepsi de işini oldukça iyi yapıyor. Şova kaçmıyorlar, gösterişten çok uzaklar ama bir o kadar da melodiler akılda kalıcı. Bıkmadan sıkılmadan 10, 20 hatta otuz kez arda arda dinlenebilir. Albümde en sevdiğim partisyonlar ise gitar ve flütün birlikte çaldığı kısımlar fakat bu durum o anki moduma göre değişiyor. Bu albüm bir bütün olarak dinlenmelidir. Parça parça dinlenince anlamı azalır. Bir kaç tur döndürdükten sonra ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Bu albümü neo-progressive müzik ile ilgilenen herkese şiddetle tavsiye ediyorum.
Podcast
Änglagard - Hybris (1992)
12/03/07 20:54 |
Progressive
Metal |
>
Albümde fikrimce en öne çıkan şarkılar Jordok ve Kung Bore. Özellikle Jordok dinlemeye doyamayacağım bir parça.
Podcast
Agalloch - Ashes Against The Grain (2006)
12/03/07 02:21 |
Progressive
Metal |
>
Agalloch'un Pale Folklore'dan itibaren başlayan başarı çizgisi, 2002 yılında The Mantle ile artarak devam etmiş ve 2006 yılı albümü Ashes Against The Grain ile belki de şu anki zirvelerine ulaşmıştır. Doom, Black, Death, Progressive Metal türlerinin herhangi birisine ilgi duyan herkese şiddetle tavsiye edeceğim bir gruptur.
Podcast
Naglfar - Harvest (2007)
12/03/07 02:13 |
Black Metal
| >
Naglfar ve Harvest , doya doya klasik Black Metal dinlemek isteyen dinleyiciler için ideal ve tavsiye edilebilir bir grup ve albümdür.
Podcast
Neal Morse - Sola Scriptura (2007)
12/03/07 02:02 |
Symphonic Prog
| >
Neal Morse'un son iki albümleri One(2003) ve ?(2005) (Soru İşareti) çok büyük başarı elde etmiş ve Senfonik Progressive müzik alanında son yılların en iyi çıkışlarını yapmıştır. Solo albümlerinde bit temayı esas alan Neal, albümün pek çok yerlerinde bu temayı karşımıza koymaktadır. 2007 Sola Scriptura albümü de bu iki albümde yakaladığı başarıyı aynen devam ettirmesini hatta daha da ileriye götürmesini sağlamıştır. Neal Morse bir klavye virtüözü olmasının tüm nimetlerinden faydalanırken aynı zamanda vokalleri de kendisi yapmaktadır. Neal'ın sesini pek çok kişi sıradan, niteliksiz olarak betimleyebilir fakat bir süre sonra aslında gösterişten uzak, efektsiz ve temiz sesinin müziği oldukça iyi tamamladığını görebilirsiniz.
Sola Scriptura Progressive Rock/Metal dinleyen herkesin edinmesi gereken bir albümdür. Tereddüt etmeden satın alabilirsiniz.
Podcast
Threshold - Dead Reckoning (2007)
12/03/07 01:50 |
Progressive
Metal |
>
Dead Reckoning albümünde dinleyeni yakalayan ve uzaklara alıp götüren bir atmosfer maalesef yok. Güçlü overdrive ritm gitarlar ve sıradan temiz vokallerden başka çok fazla bulabileceğiniz bir şey de maalesef yok. Albümde en öne çıkan parça Safe To Fly. Öne çıkan dediğime bakmayın, bu parçaya bile ancak sıradanın ötesine gidebilen tek parça diyebiliriz. Diğer parçalar ise son derece sıradan ve bir Progressive Metal grubundan beklenecek niteliklerden yoksun.
Threshold ile tanışmak isterseniz veya gerçekten iyi Progressive Metal dinlemek isterseniz Threshold'un Critical Mass albümüne bakmalısınız. Bu albüm maalesef kariyerlerinde bir düşüşten ibarettir.
Podcast
Within Temptation - The Heart Of Everything (2007)
12/03/07 01:40 |
Gothic Metal
| >
Within Temptation'ın bu albümü güzel bir pop albümü olabilir ama overdriven gitarlar olmasa metal albümü denemez. Heavy Metal dinlemeye yeni başlayan arkadaşlarınıza öneriniz, sevgilinizle ilk randevunuzda fonda çalmasına izin veriniz, ama bu albümden büyük bir beklenti içinde olmayınız.
Bir pop albümü olmasına rağmen bazı parçalar sıradanlığın ötesine geçmeyi başarıyor özellikle koronun girdiği yerlerde mesela "Our Solemn Hour" gibi parçalarda grup eski tat ve dokusunu yakalamaya başlıyor belki ama yine de totalde şahsi fikrimce başarısız bir albüm.
Podcast'te bu albümde eski havayı yakaladığı nadir yerlerden bir dakikalık bir kesit sunuyorum.
Podcast
Stolen Babies - There Be Squabbles Ahead (2006)
12/03/07 01:19 |
Avant Garde
| >
http://www.youtube.com/watch?v=5GcZHxXTW90
adresinden ulaşabilirsiniz. Stolen Babies ilk dinlemede belki de çok özellikli nitelikli bir grup olarak gelmeyebilir ama ona bir şans daha verin ve 2-3 defa dinleyin, bağımlılık yapacağına emin olabilirsiniz. Albümde vasat denilebilecek tek bir şarkı olmadığı gibi ortalama denebilecek bir şarkı dahi yok.
Grubun vokalisti ve akerdeoncusu Dominique çok sevimli bir çıtır kız.
Bu kadar övdükten sonra bu albümü hala alayım mı almıyayım mı diye tereddüt ediyorsanız söyleyecek hiç bir şey bulamıyorum. Hayatımda dinlediğim en iyi gruplardan birisi işte daha ne söyliyeyim.
Podcast
Dimmu Borgir - In Sorte Diaboli (2007)
12/03/07 01:00 |
Black Metal
| >
Dimmu Borgir, Black Metal'i kesinlikle Tru Metal denilen işlenmemiş katıksız hali ile yapmıyor. Teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanıyor, klavye melodilerinde veya clean vokalde zaman zaman yumuşamaktan korkmuyor, sahne şovlarında ise zaten şova yönelik bir müzik türünü en iyi şekilde icra ediyorlar. Bu sektörde Cradle of Filth le birlikte en iyi parayı kazanan gruplardan birisi. Hepsinden güzeli Cradle of Filth gibi cıvıtmadan bu işi yapıyorlar.
Tüm şarkıların ismi "The" ile başlayan 2007 tarihli albümü dinlediğim ilk dakikadan itibaren bu gruba hayranlığım bir kat daha arttı. Marş gibi bir melodi ile açılışı yapıyorlar ve ardından da inanılmaz bir davul ritmi ve çift kros ile sizi resmen alıp götürüyor. Clean vokaller yine var, ve bu temiz vokallerin müziğe yeni bir boyut katmada büyük faydası olduğuna inanıyorum.
Bu albüm bir önceki albüme (Death Cult Armegeddon) çoğunlukla daha sert, Shagrath her albümünde vokal tarzına yeni özellikler eklemesi ile kendisini sürekli geliştiren bir vokalisttir. Bu albümde de gitar davul klavye üçlüsü tam gaz giderken arka planda geniş bağırtılar (Death tarzına daha yakın) ile tarzını süslemeyi yine de bilmiş. Dimmu Borgir'ı benzerlerinden ayıran en önemli özellik klavye partisyonları ise yine her zamanki gibi efsane. Davulcu için söylenecek tek bir söz bile yok. Bunu yapan insan olamaz
Uzun lafın kısası Dimmu Borgir yine yapacağını yapmış. Gerçekten 10 numara bir albüm ortaya koymuş. Son derece sert, yenilikçi, güçlü ve mesajını kesinlikle veren bir albüm. Dimmu Borgir fanatikleri zaten bu albümü kaçırmayacaklar kesinlikle ama Black Metal'e ön yargı ile yaklaşan kişilere de kesinlikle tavsiye edeceğim son derece başarılı bir yapıt.
Podcast
Manowar - Gods Of War (2007)
11/03/07 23:24 |
Power Metal
| >
Albümün ilk iki parçası intro niteliğinde. Intro dediğime bakmayın, yaklaşık 10 dakika sürüyor bu giriş aşaması. Artık ne olacaksa olsun hani nerede gelişme aşaması diyor insan bir süre sonra ama ardından gelen King of Kings her zamanki Manowar, gitar ve davul riff'leri bir Hail and Kill havası hissettirse de bu kesinlikle kendilerini tekrarladıkları anlamına gelmiyor. King of Kings'in ardından yine bir Manowar klasiği klise korosu ile Army of the Dead geliyor. albümde 7. parça Blood Brothers ise yine mükemmel bir Manowar ballad'ı. Kesinlikle dinlenmesi gerekli diyorum.
Kuzey kültürlerinden ciddi esinlenilmiş bir albüm Gods of War, ki bu albümün isminin yazılışından da belli oluyor ve pek çok şarkı da İskandinav Tanrısı Odin hakkında. Bu parçalardan bazıları Overture to Odin, Blood of Odin, Sons of Odin
Podcast
Finntroll - Ur Jordens Djup (2007)
11/03/07 23:15 |
Folk Metal
| >
Ur Jordens Djup albümünde Nedgang, Sang gibi albümler öne çıkıyor fikrindeyim. Albümün bence en ilginç şarkısı ise "En Maktig har". Şarkı başladığında sanki bir çizgi film melodisi gibi bir havaya sahip ve aksak ritmi ile overdrive gitarlar girdiğinde hoş bir enstantane oluşturuyor.
Şahsen bu albümün başarılı bir albüm olduğunu düşünüyorum. Folk Metal'e yeniyseniz ve bu tarz ile tanışmayı düşünüyorsanız kesinlikle başlamak için gayet iyi bir seçim.
Podcast
Ensiferum - Victory Songs (2007)
11/03/07 23:04 |
Folk Metal
| >
Hemen hemen tüm şarkılar aynı havada. Klasik gitar, yan flüt, klavye süslü bir iki melodik partisyonun ardından gümbür gümbür power metal üstüne death vokal ortada bir yerde şarkı duruluyor ve yine başlangıçtaki melodiye benzer bir melodi çalıyor ve yine gümbür gümbür power metal ile şarkı sonlanıyor. Bu klasik tarz ile Ensiferum artık kendisini tekrar etmeye başladı diye düşünüyorum. Albümde bir tane bile kayda değer gitar solosu olmaması da bence albümün diğer eksi yanlarından.
Sonuç olarak eğer Power Metal, Children Of Bodom hayranı iseniz veya Heavy Metal'de yeni bir şeyler dinlemek istiyorsanız bu albüm size değişik tatlar sunabilir ama dinlemenin çok da elzem olmadığı fikrindeyim.
Podcast
Dark Tranquillity - Fiction (2007)
11/03/07 22:52 |
Melodic Death
| >
Dark Tranquillity geçmişte çok daha başarılı albümlere imza atmıştır. Şahsen The Gallery, Skydancer gibi albümlerin çok daha kaliteli albümler olduğunu düşünüyorum. Geçmiş albümlerinde bir miktar Iron Maiden'ın çift gitar tekniğinin death vokalleri ile süslenmiş hali havası vermekteyken son albümlerinde, özellikle de 2005 tarihli Character albümü ve 2007 Fiction albümlerinde artık kendine has ve biraz daha farklı bir tarza geçiş yaptığını düşünüyorum. Bu yeni tarza geçişin ilk sinyallerini verdiği Projector albümünde ise Auctioned tam anlamı ile bir klasiktir.
Sonuç olarak Fiction yine kaliteli bir Dark Tranquillity albümü fakat kariyerlerinin ilk abümlerindeki sizi alıp götüren melodilerden yoksun. Her halikarda arşivinizde bulunmasını önerebileceğim bir albüm. Eğer Dark Tranquillity ile yeni tanışacaksanız The Gallery albümünü şiddetle tavsiye ederim.
Podcast
Tristania - Illumination (2007)
11/03/07 22:31 |
Gothic Metal
| >
2007 tarihli Illumination albümü ile tekrardan karşımıza üst kalitede bir albümle çıktı Tristania. Grubun çekici bayan vokali Vibeke Stene kariyerinin en üst sınıf vokallerinin bazılarını bu albümde sergiliyor. Öne çıkan şarkılardan bazıları The Ravens, Destination Departure olarak sayılabilir fakat albümün tüm şarkılarından benzer bir kalite olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hiç sıkılmadan ard arda dinlenebilecek bir albüm.
Albümün tamamlanmasının hemen ardından bayan vokalist Vibeke Stene'nin kişisel sebeplerden gruptan ayrılmış olması Tristania hayranları için üzücü bir haber oldu. Tristania şu anda konsere çıkabilmek için yeni bayan vokalist arayışı içerisinde.
Podcast