24 June 2007
Running Wild - Death Or Glory (1989)
30/06/07 03:45 |
Power Metal
| >
Running Wild, yeni jenerasyon Metal dinleyicileri tarafından bilinmeyen fakat eskiler tarafından yüksek saygı ve sadakatle anılan oldukça kaliteli bir Power Metal grubudur. Hatta bu müzik türünün oluşmasında ve olgunlaşmasındaki katkılarını küçümseyemeyeceğimiz bir gruptur. Deri ceketler ve kabarık saçlarıyla 1980 ve 1990'ların başarılı grubu kariyerine Death Metal'e daha yakın bir tarzda başlamış fakat Power Metal'e dönüşümünü 1989 yılında yayınlanmış Death or Glory albümü ile tamamlamıştır. 1989 öncesi albümlerinden 1985 albümü Branded And Exiled içerisinden Mordor ise grubun kalitesini erken döneminden belli eden üst kalitede bir parçadır.
Albümün açılış şarkısı Riding The Storm benim için tam bir klasiktir. Distortion gitarın bu kadar melodik ve aynı zamanda bu kadar güçlü çalınabildiğini 1980'lerde bana gösteren çok başarılı bir parçadır. Albümün 6. parçası Marooned ise albümün belki de en başarılı parçasıdır. Gitar, vokal, davul hepsi tam bir uyum içerisinde kusursuz bir şarkıdır. Bu albümün kapağını da çok severim.
Running Wild, Death Or Glory Heavy Metal dinliyorum diyen herkesin arşivinde bulunması gereken bir başyapıttır. Mutlaka edininiz.
Podcast
Helstar - Nosferatu (1989)
30/06/07 03:20 |
Power Metal
| >
Nosferatu, Yunanca nosophoros, yani veba taşıyıcı kelimesinden gelmektedir. Camarilla birliğine dahil olan 7 vampir klanından birisi olup 1921 yılında çekilip 1922 yılında yayınlanmış dünyanın ilk korku filmlerinden birisinin ismidir. Nosferatu, vampirler arasında en çirkin olanıdır, uzun tırnakları ve korkutucu yüzüyle insanlara dehşet salar. Kont Drakula'ya benzemez. Kesinlikle çekici cezbedici değildir. Dobra dobradır. Çok çirkindir ve bu çirkinliğini saklamak zorunda değildir. Bu sessiz film karakteri zamanında film endüstrisinde kendisinden sonra çekilecek vampir filmlerine bir ilham kaynağı olduğu gibi müzik endüstrisinde de çok defa ele alınmış çekici bir konudur.
Helstar'ın Nosferatu albümünün ilk iki parçası özellikle albümün en vurucu şarkıları. Rhapsody In Black ve Baptized In Blood adeta birer marş niteliği taşıyor. Gitar riffleri ve davul ritimleri günümüz Metal müziğinde sıradanlaşmış olsa da 1980'ler için oldukça yenilikçi ve çok farklı bir tarzdı. Vokalist James Rivera'nın sesi aslında çok nitelikli olmasa da grubu sürükleyen kuvvettir. Özellikle ilk iki şarkıdaki performansı ile göz doldurur.
Helstar'ın ilk albümü olan Burning Star'ı(1984) bugüne kadar dinleme imkanım olmamasına rağmen, pek kişi tarafından en az Nosferatu tarafından iyi bir albüm olduğu söylenmektedir. Ben bilmiyorum, söyleyenlerin yalancısıyım. Bendeki diğer albümü olan Remnants of War(1986) ise maalesef Nosferatu'daki o eşsiz keyfin yakınından bile geçmeyen başarısız bir albümdür. Gerçi Nosferatu albümü Remnants of War albümünden sonra kaydedilmiş ve bence gruba esas zevkini veren gitar rifflerindeki kalite artışı da Remants of War albümünden sonra gelmiştir. Bu farkı da kuşkusuz Andre Corbin yaratmıştır.
Helstar Nosferatu, Heavy Metal (özellikle Power Metal) dinliyorum ve bu işe yıllarımı verdim diyen herkesin kuşkusuz dinlemesi gereken bir klasiktir. Temin etmeniz çok kolay olmasa da eğer imkanınız olursa mutlaka edinmenizi öneririm.
Podcast
Nuclear Assault - Survive (1988)
29/06/07 19:17 |
Thrash Metal
| >
Şu anda bu albümü tekrar dinlerken John Connelly'in vokalindeki tarzın ne kadar farklı ve yaratıcı olduğunu tekrardan farkediyorum. Adam sanki ağzında lokma varmış gibi konuşuyor ve bu esnada da gırtlağını çok başarılı bir şekilde kullanarak doğal olmayan ama bu adamın ağzından doğalmış gibi çıkan ilginç bir tarz sunuyor bizlere. Gitarlar ise tam gaz, çok hızlı ve melodik. Sololar ise 1980'lerin ne kadar gürültülü o kadar iyi tarzını bize çok iyi sunuyor. Bu grubun ayrıca bass gitar tonlarına da hayranım. Cıngıl cıngıl rahat duyulan oldukça güçlü altyapı sunuyor bize Glenn Evans'ın davullarının üzerine.
Survive ve Game Over albümleri birer Nuclear Assault ve Thrash Metal klasikleridir. Eğer Heavy Metal seviyorum diyorsanız arşivinizde yer almasından gurur duyacağınız birer albümdür. Mutlaka edinin.
Podcast