Avant Garde
Alamaailman Vasarat - Maahan (2007)
alamaailman1
6 tane deli deli virtüöz bir araya gelirse ne yapar? Üstüne üstlük sadece akustik enstrumanları kullansalar, örneğin saksafon, klarnet, piyano, çello, akustik davul gibi. Gitar bile kullanmadan benim diyen metal gruplarından daha yoğun bir sound yakalarlar mı sizce? Evet yakalarlar, adresi de Alamaailman Vasarat. Herhalde dünyanın en zor telaffuz edilen grup isimlerinden birisini seçmeleri de adamların deli olmasından kaynaklanıyor. Mübalağa etmiyorum. Albümü dinlediğinizde siz de hak vereceksiniz. Akli dengesi yerinde insanlar böyle bir şey yapmaz, yapamaz. Kısaca özetlemek gerekirse grup, Jazz, Senfonik Rock, ve Heavy Metal'in her çeşit esansını bir araya koyup, sadece akustik enstrumanlar kullanarak, müzikal değeri son derece yüksek, absürd, kompleks ve bir o kadar da eğlenceli bir müzik yapıyorlar.

Grubu bir miktar Apocalyptica'ya benzetenler çıkacaktır. Bu benzerlik sadece bazı yerlerde olsa da Alamaaailman, çok daha kompleks ve çok daha yüksek nitelikli bir müzik yapıyor. Herşeyden önce üflemeli çalgılar grubu senfonik yapıyor. Zaman zaman yerel çalgılar da kullanabiiyorlar. Ağlamaklı bir Japon ezgisinin üzerine Heavy Metal tarzı çello çalarak arkada çift kros davul duyabileceğiniz ve üzerine klarnet ile çok eğlenceli bir melodi duyabileceğiniz belki de yegane gruptur Alamaailman Vasarat. Kimi zaman sirk müziği kadar neşeli bazen bir Wagner senfonisi kadar kasvetlii bazen bir Vivaldi konçertosu gibi havada kelebekler uçuştuğunu hissettirebilen bir grup. 2 dakika sonra gitar kullanmadan Death Metal yapılabildiğine de tanık olabilirsiniz. Özetle hiç bir kalıba sınıra uymayan bir grup.

Grubun bu güne kadar yayımlanmış 5 albümü var. İlk albümleri Vasaraasia 2000 yılında yayınlandı. Başarılı bir albüm olmasına rağmen grubun en sevdiğim albümü bu değildir. İkinci albümleri 2003 tarihli Käärmelautakunta çok büyük bir başarı ve benim grupla ilk tanıştığım albümdür. Açılış şarkısı "Kivitetty Saatana"'nın sadece akustik versiyonlarla çalındığını duyduğumdaki şaşkınlığımı anlatamam. Son albümleri Maahan'da bir istisna değil.

Grup artık çizgisini oturttu. Açılış şarkısından itibaren dozajında absürdlüğü ve sürprizlerle dolu müziklerini devam ettiriyorlar. Açılış parçası Maahan bir dakikalık bir intro niteliğinde bir şarkı. Çok tembel bir insanın ağır ağır kıpırdamasını anımsatan komik bir melodi. Ardından Kyyhylly bir Thrash Metal şarkısı edasıyla çalan çellolarla bizi karşılıyor. Üçüncü parça Helmi Otsalla üflemelerin bol bol yer aldığı eğlenceli bir parça. Ne kadar grubu anlatmaya çalışsam da dinlemeden yorum yapmanız mümkün değil.

Podcast'te grubun genel karakteristiğini gösterdiğine inandığım Helmi Otsalla'dan 1 dakikalık bir pasaj koyuyorum. İlk dinlemenizde bir miktar absürd gelebilir uyarmadı demeyin. Youtube'da grubun adıyla arama yapıp ilginç bazı kliplerini de izleyebilirsiniz.

Podcast

Stolen Babies - There Be Squabbles Ahead (2006)
stolenbabies1
Bence 2006 yılının en iyi albümü ve hayatımda gördüğüm en iyi debutlardan bir tanesi. Stolen Babies ilk albümü ile çok az grubun daha önce nail olduğu inanılmaz bir başarı yakaladı. Öncelikle grubu biraz tanıtalım. Kendi ağızlarından dile alındığında yaptıkları müziği quirky-Goth, prog-pop, metal, cabaret, punk, art-rock, thrash, industrial vb... vb... olarak tanımlıyorlar. Çok da haksız sayılmazlar tarif edilmesi oldukça güç bir müzik türü yapıyorlar ki ben buna kısaca enerji dolu diye hitap edeceğim. Grubun yayınlanmış ilk ve tek videosuna

http://www.youtube.com/watch?v=5GcZHxXTW90

adresinden ulaşabilirsiniz. Stolen Babies ilk dinlemede belki de çok özellikli nitelikli bir grup olarak gelmeyebilir ama ona bir şans daha verin ve 2-3 defa dinleyin, bağımlılık yapacağına emin olabilirsiniz. Albümde vasat denilebilecek tek bir şarkı olmadığı gibi ortalama denebilecek bir şarkı dahi yok.

Grubun vokalisti ve akerdeoncusu Dominique çok sevimli bir çıtır kız. Happy Bağırmadığı zamanlarda sesi yetişkin bir kadın sesi olabiliyor, hatta neredeyse kimi zaman Cranberries tarzı bir vokale dönüşüyor ama birden kız deliriyor ve bağırmaya başlıyor, vokal tarzı neredeyse Black Metal scream tarzına yakın, inanılmaz bir yetenek bu Dominique. Opera IX klonu sanmayın ki alakası yok, Çigan müziği çalarken birden akerdoenlarla sirk melodileri geliyor hemen ardından da tam gaz çift kros davul + distortion ve black vokalle devam edebiliyor. Bu kadar çeşitli müziği bir araya absürdlük olması için koymamışlar, her bir enstruman ve geçiş senkop kesinlikle bir amaca hizmet ediyor. Diyorum ya hayatımda dinlediğim en iyi albümlerden birisi. Gerçekten de benzerine pek rastlanamayacağına emin olabilirsiniz.

Bu kadar övdükten sonra bu albümü hala alayım mı almıyayım mı diye tereddüt ediyorsanız söyleyecek hiç bir şey bulamıyorum. Hayatımda dinlediğim en iyi gruplardan birisi işte daha ne söyliyeyim.


Podcast