Doom Metal

Paradise Lost - In Requiem (2007)

paradiselost2
Heavy Metal'in kendi içerisinde çok sayıda alt kolu olduğunu hepimiz biliriz. Doom Metal, Death Metal, Thrash Metal, Power Metal vb... Bu tanımlar kimi zaman kavram karmaşası yaratsa da çoğu zaman grubun ne tarz müzik yaptığını bize tanımlar. Tabii bu müzik türlerini bir de ilk defa yapanlar vardır. Örneğin pek çokları tarafından Venom, Black Metal'in mucitleri iken, Possessed, Death Metal'in mucitleri olarak değerlendirilir. Metal dinleyicileri de doğal olarak bir müzik türü icat etme başarısını göstermiş gruplara özel bir ilgi sevgi besler. Paradise Lost da böyle gruplardan bir tanesidir. Death Metal'in brutal vokal tarzını alıp, Doom Metal'in yavaş temposunu ve melankolisini 1990 yılında "Lost Paradise" adlı albümünde bir araya koyarak doomdeath adlı müzik türünü ilk defa icra eden grup olmuştur, İngiliz grup Paradise Lost. İsmini John Milton aynı isimli unutulmaz eserinden alan grup, kariyerlerinde dönem dönem yükselmeler ve düşüşler yaşasa da hep kalbimizde farklı bir yeri olmuştur.

devam

November's Doom - The Novella Reservoir (2007)

novembersdoom2
November's Doom çok az bilinen bir Amerikalı Doomdeath Metal grubu. Pek çok yönden sıradan olmasına rağmen bir o kadar da orijinal bir grup November's Doom. Vokalist Paul Kuhr'un standart brutal vokallerini duyduğunuzda sıradan bir doomdeath grubuyla karşı karşıya olduğunuzu düşünebilirsiniz. Grubu biraz daha yakından tanıdığınızda yanılmış olduğunuzu fark edeceksiniz. Eski albümlerinde bayan vokale de yer veren grup son albümleri The Novella Reservoir ile biraz daha sert fakat kariyerlerinin en iyi albümlerini ortaya koydular.

devam

Amorphis - Silent Waters (2007)

amorphis2
Amorphis'in, son albümü Silent Waters, müzikalite olarak 2006 yılı albümü Eclipse'in devamı niteliiğinde. En belirgin fark Amorphis, bu albümde kariyerine ilk başladığı yıllara da göndermeler yapmış. Yani ciddi ciddi Tomi Joutsen tekrardan böğürmeye(nam-ı diğer brutal vokal) başlamış, çok da iyi yapmış. Öyle kuru sıkı bağırıp çağırma değil. Müziğe hizmet eden, daha agresif olmasını sağlayan, iniş çıkış ve senkopları daha iyi vurgulayan gerçekten çok kaliteli bir vokal stili ile karşı karşıyayız. Özellikle "The Servant" adındaki parça grubun 1994-1996 yılları arasındaki tarzına çok yakın bir parça ve grubun 10 yıldan fazla deneyimi ile beslenmiş bir parça. Albümün tüm parçalarında benzer bir kaliteyi rahatlıkla bulabiliyorsunuz.
devam