05/07/07 21:17
7For4, Almanya'dan çok etkileyici bir grup.
Grubun az biliniyor olmasından başka hiç bir
sorunları yok çünkü inanılmaz yetenekli ve deneyimli
müzisyenlerden oluşuyor. Sieges Even'ın virtüöz
gitaristi Wolfgang Zenk, bize 7For4'da tam anlamıyla
bir işitsel şölen sunuyor. Bizi sürekli şaşırtıyor,
Jazz, Metal, Country, Klasik Müzik semalarında bir
oraya bir buraya bizi sürükleyip duruyor. İnanılmaz
bir sweep tekniği var Wolfgang'ın, hiç durmak
bilmiyor müthiş sololarının yanısıra gerektiğinde
arka plana kendisini çekip ritimleri ile de bizi
şaşırtmayı biliyor. Zaten Wolfgang aynı zamanda MGI
München adlı Almanya'nın en çok bilinen müzik eğitim
okulunun da lideri ve eğitmeni. Yani tahmin
edebileceğiniz gibi gitar etüdü gibi bir albümle
karşı karşıyayız.
devam
23/06/07 18:10
Orijinal ismi Majesty olup, gitarda John
Petrucci, basta John Myung, davulda (idolüm) Mike
Portnoy tarafından kurulmuştur. Daha sonra gruba
eklenen Charlie Dominici ve ardından 2. albümde
yerine gelen James LaBrie ile grup bugünkü şeklini
hemen hemen almıştır. Klavyede Kevin Moore, Derek
Sherinian gibi bir kaç isim gelmiş geçmiş ve klavyede
Jordan Rudess adlı virtüöz ile grup son halini
almıştır. Dream Theater 1990'ların başından itibaren
en nefret edilen ve en çok sevilen gruplardan bir
tanesi olmuştur. Progressive Metal'in tartışmasız en
popüler ismi olup, kendisine benzer onlarca, yüzlerce
grubun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Dream Theater
sevseniz de sevmeseniz de bir idoldür ve Heavy
Metal'in yeni çehresini temsil eden çok önemli bir
isimdir.
devam
23/06/07 16:39
Redemption Nick Van Dyk adında metal arenasında
pek bilinmeyen bir isim tarafından kurulmuş bir proje
grubudur. Nick nasıl ikna etti bilmiyorum ama
Redemption'da Progressive Metal dünyasınca tanınan
kişilerle çalışmıştır. Bu isimler arasında Fates
Warning ve Agent Steel'da çalmış olan Bernie
Versailles, aynı zamanda Fates Warning'in
vokalistliğini üstlenen Ray Alder, Symphony X'de
davul çalmış olan Jason Rullo, New Eden, Steel
Prophet ve Taraxacum de vokalistlik yapmış Rick
Mythiasin yer almaktadır. Görüldüğü üzere böylesine
bir all-star-band'den ortaya çok kötü bir şeyin
çıkması beklenemez. (mi?)
devam
23/06/07 15:07
Fransa'dan çıkmış bir Progressive Metal grubu.
Adamların isim seçimi konusunda ciddi problemleri
var. Spheric Universe Experience ismini seçmeden
önceki isimleri de Gates of Delerium. Neden böyle bir
şey yapıyorlar, dertleri nedir bilmiyorum ama
müzikleri hakkında konuşmayı hakkediyorlar. Grup çok
az bilinen fakat belirli bir kalitenin üzerinde
üreten başarılı bir grup. Tarzları gitarda Dream
Theater, davulda birazcık Symphony X, vokalde Fates
Warning, klavyede Pain of Salvation eklenmiş güzel
bir türlü yemeğine benziyor. Bu sözümden de
anlayabileceğiniz gibi henüz tam anlamıyla tarzını
oturtamamış bir grup olmasına rağmen, kesinlikle
gelecek vaad ediyorlar.
devam
23/06/07 14:36
Progressive Metal'den bahsedip de Symphony
X'den bahsetmemek olmaz. Bu müzik türünün Dream
Theater, Fates Warning, Shadow Gallery, Pain of
Salvation gibi büyük grupları arasında yeri kuşkusuz
en sağlam gruplardan birisi Symphony X'tir. Grubun
lideri Russell Allen tam manasıyla bir mükemmellik
saplantılı bir kişilik olup, bu karakteri ile en
doğru müzik türünü yaptığı söylenebilir. Symphony X,
pek çok progressive metal grubunun olduğunun tersine
kesinlikle bir Dream Theater klonu değildir. Tarzı
bir miktar daha Power Metal'e yakın olup bu yönüyle
daha çok Kamelot'a benzetilebilir.
devam
14/03/07 19:19
Bu grubu ilk defa 1995 yılında elime rastlantı
eseri grubun bir plağı geçtiğinde dinledim. Hatta ilk
dinlediğim albümleri de Unquestionable Presence idi.
İlk intibam, berbat bir grup bunu kim dinler yahu
olmuştu. Aradan 8 sene geçti ve ben bu gruba bir şans
daha verdiğimde "vay canına, bunu yapan insan olamaz,
süper" tepkisini verdim. Grup, 1991 yılında zamanının
çok ilerisinde üst seviyede Progressive müzik
yapıyordu fakat, sıradan dinleyicinin(bu 1995 yılında
ben oluyorum) anlayamayacağı kadar yenilikçi ve
kompleks bir müzikti bu. Grubun yaptığı müzik türü
Jazz Fusion, Prog, Death metal olarak
sınıflandırılabilir. Bu müzik türlerinden hiç birisi
ile tam anlamı ile örtüşmüyor aslında.
devam
14/03/07 18:52
isveç'in Andromeda adlı grubu ilk albümleri
Extension of the Wish albümlerinin çıktığı günden
beri Progressive Metal'in elit gruplarından birisi
sayılmayı başarmıştır. Grubun tüm albümlerinde ve
Chimera'da yüksek bir üretim kalitesi, kaliteli
sözler ve üst sınıf bir müzisyenlik bulunuyor.
Özellikle gitarist Johan Reinholdz, ki kendisi gerçek
bir gitar virtüözüdür, grubun en güçlü tarafı.
Vokallerde sıradan fakat temiz sesi ile David
Fremberg yer alıyor. Chimara grubun 2006 yılı
albümleri.
devam
14/03/07 18:31
Hayal kırıklığı ve muz kabuğu. Her albümünde
kalite çıtasını daha da yükselten Pain of
Salvation'ın yaptığı müzik türünü ciddi oranda
değiştirdiği bu albüm dinlediğimde neye uğradığımı
şaşırdım. Bu albümü o kadar uzun zamandır bekliyordum
ki, albümün çıkmasına yakın zamanda egzersiz olarak
eski albümlerini dinlemeye koyuldum. Albümü taktım ve
dinlemeye başladım. Daniel'in sesini duyana kadar
herşey güzeldi. Aman tanrım o da ne, Daniel rap
yapıyor!!! Böylesine sağlam rock gruplarının ticari
beklentilerinden dolayı böylesine ciddi tarz
değiştirmelerine çoğunlukla antipati beslemişimdir.
Paradise Lost, Samael gibi bir kaç grup haricinde bu
değişimi başarılı yapabilen grup da azdır fikrimce.
Pain of Salvation'ın bu yeni halini dinlerken halen
daha üzülüyorum.
devam
12/03/07 20:54
Anglagard İsveç'ten dinlediğim en teknik,
profesyonel ve aynı zamanda da melodik gruplardan bir
tanesi. Klavye ve gitar ile yön çizilen melodilere
kendinizi kaptırıp gitmeniz çok fazla sürmüyor. Grup
kesinlikle sıradan müzik dinleyicisine değil, müzikte
komplekslik arayan progressive müzik dinleyicisine
hitap ediyor. Grubu progressive metal olarak
sınıflandırmama rağmen pek çok ölçüden aslında bir
senfonik rock albümü olarak değerlendirilebilir.
Grubun tüm elemanları tam manası ile enstrumanlarına
hakim müzisyenlerden oluşuyor. Çoğunlukla
enstrumantal şarkılardan oluşan besteler yan flüt
armonileri ile besleniyor. Yan flüt kullanımı müziğe
bir miktar folkorik bir hava da katıyor. Niacin,
Brand X, Gordian Knot, Spastic Ink gibi gruplarla
tanışmışsanız ve onları sevmişseniz bu albümü mutlaka
edinmelisiniz. Anglagard'ın en iyi albümü ve
kesinlikle bir klasik.
devam
12/03/07 02:21
Agalloch hakkettiğinden daha az saygı gören bir
Progressive Metal grubudur. Yaptığı müzik, Doom
Metal, Black Metal esintileri içermekte ve
bilmeyenlere örnek olması açısından Opeth ve
Katatonia (yeni hali) ile benzerlik göstermektedir.
Parçalarında devamlı bir melankoli içeren grup
enstrumanlarını farklı kullansa idi bir art rock
grubu olarak da rahatlıkla anılabilirdi. Grubun
kariyerine başlayışı başarısız bir demonun ardından
Pale Folklore adlı albüm ile olmuş türünde bir klasik
halini almıştır.
devam
12/03/07 01:50
Threshold ile tanışmam aslında oldukça geç
oldu. Grup 1993'ten beri ard arda başarılı albümler
çıkartmasına rağmen ben ancak grubu 7. albümleri
Critical Mass ile tanıdım. Şahsi fikrimce Critical
Mass, tam anlamıyla bir Progressive Metal
başyapıtıdır. Round and Round, Falling Away, Avalon,
Critical Mass gibi parçalar bu İngiliz grubu benim
gözümde Dream Theater ile eşit seviyelere taşımıştır.
2007 yılı Dead Reckoning albümünde de benzer
beklentiler içerisinde olmama rağmen maalesef yine
hayal kırıklığı.
devam