Esperanto - Last Tango (1975)

esperanto1
Esperanto, 1887 yılında Musevi asıllı bir Polonyalı olan Dr. Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından icat edilmiş yapay bir dildir. Dil, dünyadaki dil farklılığı problemlerini yok etmek gibi ulvi bir amaç uğruna geliştirilmiştir. Esperanto dili pek popüler olamamıştır ama, 1960ların sonu 70'lerin başı çiçek çocukların önemli bir kısmı dünya barışı ortak dil gibi kavramlarla Esperanto'yu benimsemiştir. Belçika ve İngiliz müzisyenlerden oluşan Esperanto grubu da bu çiçek çocuklardandır. 1973 - 1975 arasındaki sürede kısa ama başarılı bir kariyer yapmış, geriye birbirinden başarılı 3 tane albüm bırakmışlardır. İçerisinde gitar olmayan nadir rock gruplarından birisi olmasına rağmen eksikliğini hiç bir zaman hissetmeyeceğinize garanti verebilirim.

Esperanto oldukça kalabalık bir gurup. Bass, davul, klavye, iki keman, iki tane çello barındıran grupta kalabalık bir vokalist kadrosu da var. Çok sesli, farklı bir tarzı var Esperanto'nun. Albümün en zayıf tarafı kalitesiz ses kaydı. 1975 yılı için bile bence kötü sayılabilecek bir kayıt kalitesine sahip bir albüm.

Albümün açılış parçası bir Beatles cover'ı olan "Eleanor Rigby". Beatles'i Strawberry Fields Forever ve başka bir kaç parçadan başka pek haz etmememe rağmen, Esperanto'nun Eleanor Rigby yorumu Beatles'dan oldukça farklı ve bence oldukça başarılı. Hatta Beatles'in versiyonunu dinlerken aldığımdan çok daha fazla haz aldığımı söylemeliyim. Daha eğlenceli, müzikal olarak daha kaliteli ve daha doyurucu.

İkinci parça Still Life ise grubun kendi tarzına daha yakın. Sanki bir Barış Manço parçası başlıyormuş gibi hissediyoruz ilk 45-50 saniyede. Parçada yaylı çalgılar inanılmaz ustalıkla konuşturuluyor. Neredeyse bir konçerto havasına bürünüyor parça birdenbire. Grubun güçlü bayan sesi ancak 3. dakikadan sonra duyuluyor. Grubun farklı havasını anlatmak çok zor. Albümün kayıt kalitesi(zliği)nden albümde hemen hemen hiç efekt kullanılmadığını düşünebiliriz. Bayan vokalin sesinin nasıl bu kadar güçlü ve gür çıkabildiğini anlamak zor. Hakikaten ciğer var ablamızda. Still Life'daki bass gitarlar ise oldukça başarılı. Bir önceki albümleri "Danse Macabre" deki havaya daha yakın bir parçadır.

Üçüncü parça çok farklı bir parça. Mutluluk saçıyor etrafa. Çok fazla progressive bir havası olmasa da eğlenceli bir 3.5 dakika geçirmenizi sağlayabilir.

Geldik albümün 4. parçasına, Obsession. Bu şarkı nedense bende bir hüzüne yol açıyor. Hep bir veda parçasıymış gibi hissediyorum. Bir kente bir kişiye veda ettiğimde düzenli olarak bu şarkıyı dinliyorum. Size de tavsiye ederim. Hüzünlenmek istediğinizde görevini son derece iyi başaracaktır. Parçanın özellikle giriş kısmını ve ortadaki solo kısmını çok beğeniyorum.

Albümün son parçası 15.5 dakikalık ve iki kısımlık The Rape & Last Tango. Albümün müzikal anlamda doruğa ulaştığı yer bu parçadır. Özellikle The Last Tango insanın içinde kalkıp dans etme içgüdüsü uyandıran ruh sahibi bir şarkı.

Esperanto pek çoğu müzik dinleyicisinin müzik zevkine hitap etmeyecektir. İçerisinde gitar olmayan bir rock müzik dinlemek istemeyecek bir kitle olabileceğini tahmin edebiliyorum fakat eğer orkestral müzikten hoşlanıyorsanız, müzikte yeniliklere (1975'te yapılmış dahi olsa) açıksanız ve klasik müzikten hoşlanıyorsanız Esperanto'ya bir şans veriniz. Grubun bir web sitesi yok ama eski fanlarından birisi bir sitede grup hakkında epeyce bilgi toparlamış. Adresi http://www.esperanto-rock-orchestra.com

Podcast'te Obsession adlı parçanın giriş kısmı yer alıyor.

Podcast