<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" 
    xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
    xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
    xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
    xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
    xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd">
	<channel>
<title>RSS</title><link>http://www.umutgokbayrak.com/index.html</link><description>Progressive Music</description><dc:language>tr</dc:language><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><dc:rights>Copyright 2007 Umut Gokbayrak</dc:rights><dc:date>2007-08-05T22:44:42+03:00</dc:date><admin:generatorAgent rdf:resource="http://www.realmacsoftware.com/" />
<admin:errorReportsTo rdf:resource="mailto:umut@claros.org" /><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
<sy:updateBase>2000-01-01T12:00+00:00</sy:updateBase>
<lastBuildDate>Sun, 05 Aug 2007 23:17:38 +0300</lastBuildDate><itunes:author>Umut G&#xf6;kbayrak</itunes:author><itunes:owner><itunes:name>Umut G&#xf6;kbayrak</itunes:name><itunes:email>umut@claros.org</itunes:email></itunes:owner><itunes:category text="Music"/><itunes:keywords>progressive, metal, rock, death, black, 2007</itunes:keywords><itunes:summary>En yeni&#x2c; en g&#xfc;ncel ve klasik Progressive M&#xfc;zik&#x2c; Rock&#x2c; Metal alb&#xfc;mleri. </itunes:summary><item><title>Nightwish - Dark Passion Play (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Power Metal</category><dc:date>2007-08-05T22:44:42+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/2a8532cef5896a9216619829ab470a5d-49.html#unique-entry-id-49</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/2a8532cef5896a9216619829ab470a5d-49.html#unique-entry-id-49</guid><content:encoded><![CDATA[Tarja, operatik vokalleri ile Nightwish'in senfonik yapısının oluşmasında ve neredeyse 1997 tarihli ilk alb&uuml;mleri Angels Fall First'den beri Avrupa'nın Power Metal sahnesinde Nightwish'in isminin hep bir standart olarak s&ouml;z edilmesini sağlamıştır.  Metal sahnesinde artık bayan vokallere alışmamıza rağmen Tarja her zaman bir klasik ve diğer bayan vokallerin başarısını karşılaştırdığımız bir standart olarak yer almıştır.  2000'li yıllar Nightwish'in y&uuml;kselişte olduğu yıllardı fakat hayranları 2005 yılında Nightwish'in diğer elemanlarının gruptan attıkları haberinden sonra şoke oldu.

...2004 yılında &ccedil;ıkan "Once" alb&uuml;m&uuml;nden bu g&uuml;ne ge&ccedil;en 3 yılda Nightwish yeni bir bayan vokalist ve yeni bir alb&uuml;m ile karşımızda....  Tarja'nın yerini dolduracak bir bayan vokal bulmak ger&ccedil;ekten &ccedil;ok zor, zira hatırı sayılır bir hayran kitesine bir sesin yerini dolduracak birisini bulmak neredeyse imkansız ve hayranların yeni vokalisti kabullenmedeki ukelalıkları ile uğraşmak zorunda kalacaklardı....  Bazı şarkılarda Tarja'nın sesi cidden kusursuz olsa da bazı par&ccedil;alarda &ccedil;ok bayık, kendini tekrarlayan tarzda ve doğal değildi....  Nightwish'in son derece klas senfonik altyapısının daha renkli bir vokalle s&uuml;slenmesinin daha iyi olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum.

Dark Passion Play'de grup Anette Olzon adlı &ccedil;ıtı pıtı yeni bir bayan vokal ile karşımızda....  Bir &ouml;nceki paragrafta bahsettiğim Nightwish'in m&uuml;ziğini s&uuml;slemesini umduğum daha renkli bir ses tanımına uyuyor mu o biraz ş&uuml;pheli olsa da Anette k&uuml;&ccedil;&uuml;msenecek bir ses değil.

...Neticede Nightwish artık Tarja'lı eski Nightwish değil, hem m&uuml;zikal olarak değişti hem de vokalist olarak.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_49.mp3" length="3050529" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Porcupine Tree - Fear Of A Blank Planet (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Psychedelic Rock</category><dc:date>2007-07-31T18:20:08+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/a37730600cf4040b70705f2a1723e946-48.html#unique-entry-id-48</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/a37730600cf4040b70705f2a1723e946-48.html#unique-entry-id-48</guid><content:encoded><![CDATA[Pink Floyd'un sizi uzaklara alıp g&ouml;t&uuml;ren Psychedelic soundunu alın, &uuml;zerine Opeth'in clean vokal partisyonlarını ekleyin, harika melodiler, m&uuml;kemmel besteler, olağan&uuml;st&uuml; bir kayıt kalitesi ekleyin ortaya Porcupine Tree &ccedil;ıkıyor....  Az &ouml;nce tanımını yaparken grubun Opeth'in metal olmayan y&uuml;z&uuml;n&uuml; anımsattığını s&ouml;ylemiştik ki bu sadece basit bir benzerlik değildir....  Grup, ilk EP'sini yayınladığı 1989yılından beri 10 tane st&uuml;dyo alb&uuml;m&uuml;, 17 tane EP ve &ccedil;ok sayıda DVD, Live alb&uuml;m, boxset &ccedil;ıkartmıştır.

...Bol delay'li gitar, klavye, gerektiği kadar bilgisayar efekti, zaman zaman distortion gitar, harika bir vokal grubun genel karakteristiğidir.

...Grup genelde &ccedil;ok hafif bir psychedelic sound tutturmuşsa da Deadwing alb&uuml;m&uuml;nde gerektiğinde metal de yapabildiğini g&ouml;stermiştir.

...2007 alb&uuml;m&uuml; Fear Of A Blank Planet ise grubun hem en sert hem de en hafif alb&uuml;m&uuml;....  Fakat bazen de &ouml;ylesine sakin ve uslu &ccedil;ocuklar oluyorlar ki Porcupine Tree'nin ne kadar klas bir grup olduğunu her dinlediğimizde tekrar şaşırıyoruz.

...Elektrik gitar bol chorus'lu sounduyla melodiyi bir miktar daha kompleks hale getirdikten sonra vokalde Steven Wilson, &ouml;zellikle Deadwing'den alışık olduğumuz Porcupine Tree vokal sounduyla bizleri karşılıyor....  par&ccedil;a (Sentimental), &ccedil;ok hoş bir piyano ile başlıyor ve &uuml;zerine &ccedil;alan drumset ve vokal ile devam ediyor.

...Opeth seviyorsanız, Marillion seviyorsanız, Pink Floyd seviyorsanız, Peter Gabriel'li Genesis'i seviyorsanız, bence hemen acele edip grubun 2007 alb&uuml;m&uuml;n&uuml;(Fear Of A Blank Planet) edinmelisiniz.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_48.mp3" length="1618403" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Alamaailman Vasarat - Maahan (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Avant Garde</category><dc:date>2007-07-28T17:01:37+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/bfd84b7ccfe6a91eafc1bb8a87ebb4c0-47.html#unique-entry-id-47</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/bfd84b7ccfe6a91eafc1bb8a87ebb4c0-47.html#unique-entry-id-47</guid><content:encoded><![CDATA[&Uuml;st&uuml;ne &uuml;stl&uuml;k sadece akustik enstrumanları kullansalar, &ouml;rneğin saksafon, klarnet, piyano, &ccedil;ello, akustik davul gibi.  Gitar bile kullanmadan benim diyen metal gruplarından daha yoğun bir sound yakalarlar mı sizce?...  Herhalde d&uuml;nyanın en zor telaffuz edilen grup isimlerinden birisini se&ccedil;meleri de adamların deli olmasından kaynaklanıyor....  Kısaca &ouml;zetlemek gerekirse grup, Jazz, Senfonik Rock, ve Heavy Metal'in her &ccedil;eşit esansını bir araya koyup, sadece akustik enstrumanlar kullanarak, m&uuml;zikal değeri son derece y&uuml;ksek, abs&uuml;rd, kompleks ve bir o kadar da eğlenceli bir m&uuml;zik yapıyorlar.

...Bu benzerlik sadece bazı yerlerde olsa da Alamaaailman, &ccedil;ok daha kompleks ve &ccedil;ok daha y&uuml;ksek nitelikli bir m&uuml;zik yapıyor....  Ağlamaklı bir Japon ezgisinin &uuml;zerine Heavy Metal tarzı &ccedil;ello &ccedil;alarak arkada &ccedil;ift kros davul duyabileceğiniz ve &uuml;zerine klarnet ile &ccedil;ok eğlenceli bir melodi duyabileceğiniz belki de yegane gruptur Alamaailman Vasarat.  Kimi zaman sirk m&uuml;ziği kadar neşeli bazen bir Wagner senfonisi kadar kasvetlii bazen bir Vivaldi kon&ccedil;ertosu gibi havada kelebekler u&ccedil;uştuğunu hissettirebilen bir grup.

...İkinci alb&uuml;mleri 2003 tarihli K&auml;&auml;rmelautakunta &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir başarı ve benim grupla ilk tanıştığım alb&uuml;md&uuml;r.  A&ccedil;ılış şarkısı "Kivitetty Saatana"'nın sadece akustik versiyonlarla &ccedil;alındığını duyduğumdaki şaşkınlığımı anlatamam.

...Podcast'te grubun genel karakteristiğini g&ouml;sterdiğine inandığım Helmi Otsalla'dan 1 dakikalık bir pasaj koyuyorum.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_47.mp3" length="2714754" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Explorer&#x27;s Club - Age Of Impact (1998)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Art Rock</category><dc:date>2007-07-28T03:42:21+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/30d07d74956be73903f2b57b886928de-46.html#unique-entry-id-46</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/30d07d74956be73903f2b57b886928de-46.html#unique-entry-id-46</guid><content:encoded><![CDATA[Davulda Frank Zappa ile de &ccedil;alışmış Terry Bozzio, bass gitarda solo kariyerinin yanısıra Mr Big, Steve Vai gibi isimlerle &ccedil;alışmış virt&uuml;&ouml;z Billy Sheehan, gitarda Dream Theater'dan Petrucci ve Yes'ten Steve Howe, klavyede eski Dream Theater &uuml;yesi Derek Sherinian vokalde Bret Douglas, Matt Bradley, James LaBrie(Dream Theater), D.C. Cooper ve Trent Gardner gibi isimlerin ve daha pek &ccedil;oğunun bir araya geldiği bir proje grubunu hayal edebiliyor musunuz?  O zaman size yardımcı olayım, Explorer's Club'ta bu bahsettiklerimin hepsi bir arada.  Bu fikir eski Magellan &uuml;yesi ve bir d&ouml;nem Zappa ile de &ccedil;alışmış olan Trent Gardner'dan &ccedil;ıkıyor.  Nasıl beceriyorsa bu kadar virt&uuml;&ouml;z&uuml; bir araya toplamayı başarıyor ve Age Of Impact alb&uuml;m&uuml; ortaya &ccedil;ıkıyor.

...D&uuml;nyanın en iyi m&uuml;zisyenlerinin bir araya gelmesi d&uuml;nyanın en iyi alb&uuml;m&uuml;n&uuml;n &ccedil;ıkacağı anlamına gelmiyor.  Sonu&ccedil;ta ortaya &ccedil;ıkan alb&uuml;m Age Of Impact gibi teknik olarak kusursuz ama ruhsuz bir &uuml;r&uuml;n olabiliyor ki genelde de b&ouml;yle oluyor.

...Davulda Bozzio da aynı şekilde ama James LaBrie maalesef vokalde son derece vasat bir sonu&ccedil; &ccedil;ıkartıyor.  LaBrie sergilediği &ccedil;ok iyi ve kimi zaman da &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; performansları ile tanınır....  Diğer vokalistler devreye girdiğinde biraz daha tahamm&uuml;l edilebilir oluyor ama LaBrie tek başına kalmasın ne olur.

...Sanki yapmış olmak i&ccedil;in yapılmış veya herşey kağıt &uuml;zerinde notalara d&ouml;k&uuml;lm&uuml;ş, insanlar birbirlerinin y&uuml;zlerini bile g&ouml;rmeden kendi st&uuml;dyolarında partisyonları kaydetmiş ve birbiri &uuml;zerine mikslenmiş gibi zerre ruh yok ve tekd&uuml;ze.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_46.mp3" length="2143713" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Esperanto - Last Tango (1975)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Art Rock</category><dc:date>2007-07-28T01:07:32+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/dbde662850f8103db8fab2528c329c5a-45.html#unique-entry-id-45</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/dbde662850f8103db8fab2528c329c5a-45.html#unique-entry-id-45</guid><content:encoded><![CDATA[Esperanto, 1887 yılında Musevi asıllı bir Polonyalı olan Dr. Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından icat edilmiş yapay bir dildir....  Esperanto dili pek pop&uuml;ler olamamıştır ama, 1960ların sonu 70'lerin başı &ccedil;i&ccedil;ek &ccedil;ocukların &ouml;nemli bir kısmı d&uuml;nya barışı ortak dil gibi kavramlarla Esperanto'yu benimsemiştir....  1973 - 1975 arasındaki s&uuml;rede kısa ama başarılı bir kariyer yapmış, geriye birbirinden başarılı 3 tane alb&uuml;m bırakmışlardır.  İ&ccedil;erisinde gitar olmayan nadir rock gruplarından birisi olmasına rağmen eksikliğini hi&ccedil; bir zaman hissetmeyeceğinize garanti verebilirim.

...Bass, davul, klavye, iki keman, iki tane &ccedil;ello barındıran grupta kalabalık bir vokalist kadrosu da var.

...Beatles'i Strawberry Fields Forever ve başka bir ka&ccedil; par&ccedil;adan başka pek haz etmememe rağmen, Esperanto'nun Eleanor Rigby yorumu Beatles'dan olduk&ccedil;a farklı ve bence olduk&ccedil;a başarılı.

...&Ccedil;ok fazla progressive bir havası olmasa da eğlenceli bir 3.5 dakika ge&ccedil;irmenizi sağlayabilir.

...Alb&uuml;m&uuml;n son par&ccedil;ası 15.5 dakikalık ve iki kısımlık The Rape & Last Tango.

...İ&ccedil;erisinde gitar olmayan bir rock m&uuml;zik dinlemek istemeyecek bir kitle olabileceğini tahmin edebiliyorum fakat eğer orkestral m&uuml;zikten hoşlanıyorsanız, m&uuml;zikte yeniliklere (1975'te yapılmış dahi olsa) a&ccedil;ıksanız ve klasik m&uuml;zikten hoşlanıyorsanız Esperanto'ya bir şans veriniz.  Grubun bir web sitesi yok ama eski fanlarından birisi bir sitede grup hakkında epeyce bilgi toparlamış.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_45.mp3" length="3788539" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Ulytau - Jumyr-Kylysh (2006)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Folk Metal</category><dc:date>2007-07-27T21:38:05+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/fadacfc3a7c2133631cda43380962797-44.html#unique-entry-id-44</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/fadacfc3a7c2133631cda43380962797-44.html#unique-entry-id-44</guid><content:encoded><![CDATA[Gitarda Maxim Kichigin, kemanda Nurgaisha Sadvakasova, dombrada(Orta Asya T&uuml;rk &Ccedil;algısı) Erjan Alimbetov.  Ayrıca alb&uuml;mde klavyede Roman Adonin, bass gitarda Evgeny Sizov ve davulda Igor Djavad-Zade &ccedil;alıyor.  Grubun şahsi fikrimce en &ouml;nemli &ouml;zelliği Rock m&uuml;ziğe dombrayı m&uuml;kemmel bir şekilde entegre etmeyi başarabilmiş olması.

...&Ouml;rnek vermek gerekirse Mozart'ın T&uuml;rk Marşı, Vivaldi'den 4 Mevsim (Kış), Bach'tan Toccata and Fuge gibi par&ccedil;alar yer alıyor....  Orta Asya T&uuml;rk/Kazak k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n &ccedil;ok başarılı bir modern yorumuyla karşı karşıyayız.

...Şaman ayinlerinde &ccedil;ıkartılan bass aiiiiiooooğğğğğğ gibi gırtlaktan gelen sesleri de ekleyerek m&uuml;kemmel bir atmosfer yaratılabilirdi diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.

...Ciddi bir klasik m&uuml;zik eğitimi aldığı her halinden belli oluyor ve m&uuml;ziğe &ccedil;ok şey kattığını s&ouml;ylemeliyim.

Sonu&ccedil; olarak Ulytau, tarafsız olarak ele alındığında &ccedil;ok başarılı ve farklı bir grup.  Taraflı olarak ele aldığımızda ise kendi &ouml;z k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;z&uuml;n en iyi sergilendiği yorumlardan bir tanesi....  Youtube'da bir ka&ccedil; videoları var ve http://www.ulytau.ru adresinde Sounds kısmında bazı par&ccedil;alarının tam versiyonlarını da dinleyebilirsiniz.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_44.mp3" length="4441330" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Obituary - Xecutioner&#x27;s Return (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Death Metal</category><dc:date>2007-07-27T20:55:04+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/971b2bd8c0dd5b81f5400e717f35b0f8-43.html#unique-entry-id-43</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/971b2bd8c0dd5b81f5400e717f35b0f8-43.html#unique-entry-id-43</guid><content:encoded><![CDATA[İlk adı Xecutioner olan Obituary 1985 yılında kurulmuş olup, Florida Death Metal'inin Death, Deicide, Morbid Angel ile birlikte ilklerinden ve en k&ouml;kl&uuml; gruplarından birisi olmuştur....  2000 yılında grup dağılmış ve 2004 yılına kadar ayrı kalmış olmasına rağmen 2005 yılında &ccedil;ıkarttıkları Frozen In Time ile &ouml;lmediklerini bizlere hatırlatıyordu.  2007 yılı alb&uuml;mleri Xecutioner's Return ise isminden de anlaşılacağı gibi grubun ilk kurulduğu g&uuml;nlerine olan &ouml;zlemini ve o g&uuml;zel g&uuml;nlere d&ouml;n&uuml;ş&uuml;n&uuml; sembolize ediyor.

...Obituary'yi nasıl bilirsiniz diye sorarsanız, John Tardy'nin k&uuml;kreyen vokalleri, d&uuml;ş&uuml;k oktav gitar soundu, bol miktarda &ccedil;ift kros ve g&uuml;mb&uuml;r g&uuml;mb&uuml;r bass gitar deriz....  Bu alb&uuml;m&uuml;n en b&uuml;y&uuml;k s&uuml;rprizi ise Evil Ways, Lies gibi par&ccedil;alarda hi&ccedil; beklemeden karşımıza &ccedil;ıkan melodik ritim gitar soundları oluyor.

...par&ccedil;ası Drop Dead ise &ccedil;ift krosla giren, tam gaz devam eden Cause of Death'te tadı damağımızda kalan tat ve dokuda....  Bazı par&ccedil;alarda tempo bir miktar d&uuml;ş&uuml;yor (Feel The Pain, Contrast The Dead, Second Chance, In Your Head) ama korkmayın grup yumuşamıyor, tam tersine yıllardır hasret olduğumuz katıksız Florida Death Metal'ini bize doya doya sunuyor.

...Obituary bize Slowly We Rot ve Cause Of Death alb&uuml;mlerini ilk dinlediğimiz g&uuml;n hissettiklerimizi halen daha hissettiriyor....  Obituary bu alb&uuml;m&uuml;nde kimi zaman Death grubunun sounduna yaklaşmış gibi bir izlenime kapılsam da bu k&ouml;t&uuml; bir gelişme değil....  Gitar soloları, pek &ccedil;ok Death grubunda olduğu gibi, zırvalık değil ger&ccedil;ekten bir amaca hizmet eder nitelikte ve kaliteli.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_43.mp3" length="1642962" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Paradise Lost - In Requiem (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Doom Metal</category><dc:date>2007-07-27T18:29:24+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c11bcea3888780a672c9f122fa912ece-42.html#unique-entry-id-42</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c11bcea3888780a672c9f122fa912ece-42.html#unique-entry-id-42</guid><content:encoded><![CDATA[Death Metal'in brutal vokal tarzını alıp, Doom Metal'in yavaş temposunu ve melankolisini 1990 yılında "Lost Paradise" adlı alb&uuml;m&uuml;nde bir araya koyarak doomdeath adlı m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml; ilk defa icra eden grup olmuştur, İngiliz grup Paradise Lost.

...Hayranları hallerinden &ccedil;ok memnun olsalar da, Paradise Lost, karanlık Gothic, Doom, Death arası &ccedil;izgide gezmekten bizim kadar memnun değildi anlaşılan, 1993 yılı Icon alb&uuml;mleri ile m&uuml;ziklerinde yenilik aramaya başlar....  şarkısı "Christendom" da grup brutal vokal ile bayan vokalini d&uuml;et mahiyetinde belki de ilk defa bir arada kullanarak bir anlamda Gothic Metal'in doğmasına da katkıda bulunmuştur.

...Artık sadece doomdeath dinleyen kısıtlı bir kitlenin sevdiği bir grup değil, t&uuml;m d&uuml;nyaca tanınan hattı bazıları (&ouml;rneğin ben) d&ouml;neminin en &ouml;nemli grupları arasında yer alan Metallica, Manowar gibi gruplarla aynı kefeye konmaya başlamıştır....  Kimileri ona Dark Metal dedi, kimileri Gothic dedi, kimileri sadece Metal dedi ama ger&ccedil;ekten de m&uuml;zik t&uuml;r&uuml; hakkında net bir şey s&ouml;ylemek m&uuml;mk&uuml;n olmayan bir Paradise Lost vardı karşımızda ve &ccedil;ok ama &ccedil;ok başarılıydılar.

...&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Paradise Lost'un en tutkulu fanlarından birisi olan ben, belki inanmayacaksınız ama 1995 - 1997 yılları arasında eski alb&uuml;mlerini y&uuml;zlerce kez hatmetmişimdir.

...M&uuml;zik t&uuml;r&uuml; değişmişti, artık Paradise Lost bir metal grubu değildi ama yine de &ccedil;ok iyiydi.

...Tabii ki ne bir Draconian Times, ne de bir Icon'dur ama yine de dikkate değer bir şekilde grup tekrardan kendisini toparlamaktadır.

...Yıl 2007 ve Paradise Lost 16 yıllık kariyerlerinde taş gibi sağlam yeni bir alb&uuml;m ile &ouml;lmediklerini hatta tam tersine sapasağlam ayakta olduklarını bize ispatlıyor....  Elimizde bir Draconion Times yok, daha doğrusu onun karanlık atmosferi, bol wah wah'lı gitar soloları yok, gothic havası yine de eksik ama bu alb&uuml;m yine de &ccedil;ok başarılı.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_42.mp3" length="2046268" type="audio/mpeg"/></item><item><title>7For4 - Time (2004)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-07-05T21:17:13+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/1aa2d72c03a46b61fdcbb64ee7d4d2fb-41.html#unique-entry-id-41</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/1aa2d72c03a46b61fdcbb64ee7d4d2fb-41.html#unique-entry-id-41</guid><content:encoded><![CDATA[Grubun az biliniyor olmasından başka hi&ccedil; bir sorunları yok &ccedil;&uuml;nk&uuml; inanılmaz yetenekli ve deneyimli m&uuml;zisyenlerden oluşuyor.  Sieges Even'ın virt&uuml;&ouml;z gitaristi Wolfgang Zenk, bize 7For4'da tam anlamıyla bir işitsel ş&ouml;len sunuyor.  Bizi s&uuml;rekli şaşırtıyor, Jazz, Metal, Country, Klasik M&uuml;zik semalarında bir oraya bir buraya bizi s&uuml;r&uuml;kleyip duruyor.  İnanılmaz bir sweep tekniği var Wolfgang'ın, hi&ccedil; durmak bilmiyor m&uuml;thiş sololarının yanısıra gerektiğinde arka plana kendisini &ccedil;ekip ritimleri ile de bizi şaşırtmayı biliyor.  Zaten Wolfgang aynı zamanda MGI M&uuml;nchen adlı Almanya'nın en &ccedil;ok bilinen m&uuml;zik eğitim okulunun da lideri ve eğitmeni.

...Bas gitarda Markus Gr&uuml;tzer de uzun yıllardır Jazz/Fusion gruplarında &ccedil;almış t&uuml;m Avrupa'yı turnelerde gezmiş, son derece yetenekli bir m&uuml;zisyen....  Klavyedeki Markus ise gruba klasik m&uuml;zik esintileri veren yine &ccedil;ok yetenekli bir m&uuml;zisyen.

...Zaman zaman Joe Satriani havası sezinlense de asla bu orijinalliğini etkilemiyor, &ccedil;&uuml;nk&uuml; en fazla 30 saniye i&ccedil;erisinde m&uuml;thiş bir s&uuml;rpriz yapıp bizi şaşırtmayı biliyor Wolfgang....  Bazı şarkıların metronomu d&uuml;ş&uuml;k ve bir ballad havasında olsa da kimi şarkılarda Dream Theater ile yarışır bir havaya giriyor.  Bazı par&ccedil;alarda ve &ouml;zellikle a&ccedil;ılış par&ccedil;ası Zeitgeist'de Dream Theater havası, Rock'n'Rolex gibi par&ccedil;alarda da Malmsteen havası hissedilse de bana g&uuml;venin kesinlikle bir diğer uyduruk Dream Theater/Malmsteen klonu değil bu grup.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_41.mp3" length="2703933" type="audio/mpeg"/></item><item><title>King Diamond - Give Me Your Soul... Please (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Hard Rock</category><dc:date>2007-07-03T03:35:31+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/a7ed3bd3954a68da7053c6a3aabe78fe-40.html#unique-entry-id-40</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/a7ed3bd3954a68da7053c6a3aabe78fe-40.html#unique-entry-id-40</guid><content:encoded><![CDATA[İlgin&ccedil; makyajı, &ccedil;ok farklı vokal tarzı ve dini inancı sebebiyle her zaman marjinal kalmayı bilmiş ve her yeni alb&uuml;m&uuml;nde belirli bir hayran kitlesini heyecanlandırmış, t&uuml;m konserleri olay yaratmış eşsiz bir Heavy Metal şahsiyetidir kendileri.  1980'lerin ortasında Merycful Fate adlı yine kendisi kadar &uuml;nl&uuml; grubundan ayrıldıktan sonra iki diğer Mercyful Fate &uuml;yesi(Michael Denner, Timi Hansen) ile birlikte solo kariyerinde devam etmiştir....  Bir &ccedil;ocuk zırlamasından, bir g&uuml;lyabani sesine, bir kız &ccedil;ocuğunun şarkı s&ouml;ylemesi tonundan, bir hayvanın k&uuml;kremesine hemen her t&uuml;rl&uuml; sesi &ccedil;ıkartabilen &ccedil;ok ilgin&ccedil; bir gırtlağı vardır King'in ve t&uuml;m şarkılarını bu farklı vokallerle s&ouml;yler.

...Mercyful Fate'in dağılmasının sebebi g&ouml;sterilen satanic şarkı s&ouml;zlerini King solo alb&uuml;mlerinde neredeyse tamamen bırakmış, Stephen King tarzı korku hikayeleri anlatır olmuştur.

...Alb&uuml;m&uuml;n &ccedil;ıkış tarihi 29 Haziran'da alb&uuml;m yayına &ccedil;ıktıktan bir ka&ccedil; saat sonra edinmiş olmanın keyfini doya doya yaşamak i&ccedil;in alb&uuml;m&uuml; art arta defalarca dinledim.

...&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şarkımız g&uuml;zel bir gitar riff'i ile başlıor ama King'in kafa sesi azıcık yavan ka&ccedil;ıyor.  Hani bazen King kafa sesini abartır ve bu kimi zaman sıkıcı olmaya başlar ve bu şarkıda da aynen bu dediğimden oluyor.

...&Ccedil;ok belirgin bir Them alb&uuml;m&uuml; havası sezinlediğimiz şarkının nakaratında yer alan gitar riffleri ve solo ger&ccedil;ekten &ccedil;ok klas.

Alb&uuml;m&uuml;n ilerleyen par&ccedil;alarından Give Me Your Soul, alb&uuml;me ismini veren bence King'in tarzından bir miktar farklı ve onun da gelişebildiğini g&ouml;sterir farklı bir par&ccedil;a.

...King'in başarılı vokallerinin yer aldığı, gitar ve davulun zaman zaman olduk&ccedil;a &uuml;st sınıf işler &ccedil;ıkarttığı ger&ccedil;ekten iyi bir alb&uuml;m.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_40.mp3" length="1739383" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Running Wild - Death Or Glory (1989)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Power Metal</category><dc:date>2007-06-30T03:45:13+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c3cfbb4045c674d65c1b1a83cc22456f-39.html#unique-entry-id-39</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c3cfbb4045c674d65c1b1a83cc22456f-39.html#unique-entry-id-39</guid><content:encoded><![CDATA[İşte cover sahne kariyerimin başladığı alb&uuml;m ve şarkı :) Alb&uuml;m&uuml;n a&ccedil;ılış şarkısı Riding The Storm beni o kadar &ccedil;ok etkilemiştir ki 1991 yılında yapılan okul m&uuml;samerisinde bu Power Metal par&ccedil;asını sadece bir Casio org ile b&uuml;t&uuml;n okulun &ouml;n&uuml;nde seslendirme medeni cesaretini g&ouml;stermemi sağlamıştı.  O anda izleyenler benim hakkında ne d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; bilmiyorum ama ben yaptığım işten &ccedil;ok haz aldığıma eminim.  Running Wild bu alb&uuml;m&uuml; ile benim &ccedil;ocukluğumu, gen&ccedil;liğimi ve ardından ge&ccedil;en &ccedil;ok yılımı etkilemiş, m&uuml;zik zevkimin oluşmasını sağlayan gruplardan birisi olmuştur.

Running Wild, yeni jenerasyon Metal dinleyicileri tarafından bilinmeyen fakat eskiler tarafından y&uuml;ksek saygı ve sadakatle anılan olduk&ccedil;a kaliteli bir Power Metal grubudur.  Hatta bu m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml;n oluşmasında ve olgunlaşmasındaki katkılarını k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyemeyeceğimiz bir gruptur.  Deri ceketler ve kabarık sa&ccedil;larıyla 1980 ve 1990'ların başarılı grubu kariyerine Death Metal'e daha yakın bir tarzda başlamış fakat Power Metal'e d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml; 1989 yılında yayınlanmış Death or Glory alb&uuml;m&uuml; ile tamamlamıştır.  1989 &ouml;ncesi alb&uuml;mlerinden 1985 alb&uuml;m&uuml; Branded And Exiled i&ccedil;erisinden Mordor ise grubun kalitesini erken d&ouml;neminden belli eden &uuml;st kalitede bir par&ccedil;adır.

Alb&uuml;m&uuml;n a&ccedil;ılış şarkısı Riding The Storm benim i&ccedil;in tam bir klasiktir.  Distortion gitarın bu kadar melodik ve aynı zamanda bu kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;alınabildiğini 1980'lerde bana g&ouml;steren &ccedil;ok başarılı bir par&ccedil;adır.

...Running Wild, Death Or Glory Heavy Metal dinliyorum diyen herkesin arşivinde bulunması gereken bir başyapıttır.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_39.mp3" length="1435807" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Helstar - Nosferatu (1989)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Power Metal</category><dc:date>2007-06-30T03:20:42+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/28475d7848886d55b711eace73561ed4-38.html#unique-entry-id-38</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/28475d7848886d55b711eace73561ed4-38.html#unique-entry-id-38</guid><content:encoded><![CDATA[Helstar'ın gitar riffleri bas ve davul tarzı bana bambaşka bir y&ouml;n vermiş ve gruptaki enerjiyi iliklerime kadar hissetmiştim.  Aradan tam 18 sene ge&ccedil;miş olmasına rağmen bu alb&uuml;m&uuml; dinlediğimde halen daha aynı g&uuml;c&uuml; ve tutkuyu hissediyorsam bu alb&uuml;mde mutlaka farklı bir şeyler olmalı.

...Camarilla birliğine dahil olan 7 vampir klanından birisi olup 1921 yılında &ccedil;ekilip 1922 yılında yayınlanmış d&uuml;nyanın ilk korku filmlerinden birisinin ismidir....  Bu sessiz film karakteri zamanında film end&uuml;strisinde kendisinden sonra &ccedil;ekilecek vampir filmlerine bir ilham kaynağı olduğu gibi m&uuml;zik end&uuml;strisinde de &ccedil;ok defa ele alınmış &ccedil;ekici bir konudur.

Helstar'ın Nosferatu alb&uuml;m&uuml;n&uuml;n ilk iki par&ccedil;ası &ouml;zellikle alb&uuml;m&uuml;n en vurucu şarkıları....  Gitar riffleri ve davul ritimleri g&uuml;n&uuml;m&uuml;z Metal m&uuml;ziğinde sıradanlaşmış olsa da 1980'ler i&ccedil;in olduk&ccedil;a yenilik&ccedil;i ve &ccedil;ok farklı bir tarzdı.

...Helstar'ın ilk alb&uuml;m&uuml; olan Burning Star'ı(1984) bug&uuml;ne kadar dinleme imkanım olmamasına rağmen, pek kişi tarafından en az Nosferatu tarafından iyi bir alb&uuml;m olduğu s&ouml;ylenmektedir....  Bendeki diğer alb&uuml;m&uuml; olan Remnants of War(1986) ise maalesef Nosferatu'daki o eşsiz keyfin yakınından bile ge&ccedil;meyen başarısız bir alb&uuml;md&uuml;r.  Ger&ccedil;i Nosferatu alb&uuml;m&uuml; Remnants of War alb&uuml;m&uuml;nden sonra kaydedilmiş ve bence gruba esas zevkini veren gitar rifflerindeki kalite artışı da Remants of War alb&uuml;m&uuml;nden sonra gelmiştir.

...Helstar Nosferatu, Heavy Metal (&ouml;zellikle Power Metal) dinliyorum ve bu işe yıllarımı verdim diyen herkesin kuşkusuz dinlemesi gereken bir klasiktir.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_38.mp3" length="2954292" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Nuclear Assault - Survive (1988)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Thrash Metal</category><dc:date>2007-06-29T19:17:44+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5350340c57be45dad5434a9c292c2a2d-37.html#unique-entry-id-37</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5350340c57be45dad5434a9c292c2a2d-37.html#unique-entry-id-37</guid><content:encoded><![CDATA[Arşivimi karıştırırken &ccedil;ok sevdiğim ama uzun zamandır ihmal ettiğim bir alb&uuml;me rastladım....  Nuclear Assault, Danny Lilker tarafından Anthrax'tan ayrıldıktan sonra kutulmuş ve 1980'lerin klasik Thrash Metal'ini en iyi yorumlayan gruplardan birisi olmuştur.  G&uuml;mb&uuml;r g&uuml;mb&uuml;r bass melodileri &uuml;zerine bol mi teli kasılarak yapılan cangır cıngır Trash Metal gruplarından farklıdır.  En belirgin fark pek &ccedil;oklarının gıcık, fakat benim &ccedil;ok yaratıcı bulduğum John Connelly'nin vokal tarzıdır.  Grubun ilk alb&uuml;m&uuml; 1986 yılında &ccedil;ıkan Game Over ve 1988 alb&uuml;m&uuml; Survive, pek &ccedil;okları tarafından birer Thrash Metal klasiği olarak adlandırılmaktadır.

Şu anda bu alb&uuml;m&uuml; tekrar dinlerken John Connelly'in vokalindeki tarzın ne kadar farklı ve yaratıcı olduğunu tekrardan farkediyorum.  Adam sanki ağzında lokma varmış gibi konuşuyor ve bu esnada da gırtlağını &ccedil;ok başarılı bir şekilde kullanarak doğal olmayan ama bu adamın ağzından doğalmış gibi &ccedil;ıkan ilgin&ccedil; bir tarz sunuyor bizlere....  Sololar ise 1980'lerin ne kadar g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; o kadar iyi tarzını bize &ccedil;ok iyi sunuyor....  Cıngıl cıngıl rahat duyulan olduk&ccedil;a g&uuml;&ccedil;l&uuml; altyapı sunuyor bize Glenn Evans'ın davullarının &uuml;zerine.

Survive ve Game Over alb&uuml;mleri birer Nuclear Assault ve Thrash Metal klasikleridir.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_37.mp3" length="1390502" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Dream Theater - Systematic Chaos (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-06-23T18:10:42+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/3705007399100a9aa38197728dc85d4a-36.html#unique-entry-id-36</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/3705007399100a9aa38197728dc85d4a-36.html#unique-entry-id-36</guid><content:encoded><![CDATA[Klavyede Kevin Moore, Derek Sherinian gibi bir ka&ccedil; isim gelmiş ge&ccedil;miş ve klavyede Jordan Rudess adlı virt&uuml;&ouml;z ile grup son halini almıştır....  Dream Theater sevseniz de sevmeseniz de bir idold&uuml;r ve Heavy Metal'in yeni &ccedil;ehresini temsil eden &ccedil;ok &ouml;nemli bir isimdir.

...Kendisi Jazz'dan Heavy Metal'e her t&uuml;rl&uuml; m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml; &ccedil;ok başarılı icra edebilmekte, yorulmak bilmeyen t&uuml;r&uuml;n&uuml;n en iyi davulculardından birisidir....  Şahsen Portnoy'u dinlemek i&ccedil;in en ideal grup da bence Dream Theater değil, Liquid Tension Experiment veya Transatlantic'tir.

Dream Theater'ın eski fanları &ccedil;oğunlukla en iyi alb&uuml;m olarak Train of Thought'u g&ouml;r&uuml;rler....  İki taraf da birbirinin fikrini kabul etmek istemez, bu bir zamanların Megadeth mi daha iyi Metallica mı daha iyi tartışmaları kadar ateşli bir tartışmadır.

Benim şahsi fikrim eski alb&uuml;mleri de yeni alb&uuml;mleri de iyidir :) (Amma politik oldum di mi) Fakat velakin iyidir demenin biraz arkasını doldurayım.  His ve teknik olarak eski alb&uuml;mlerinde daha başarılı olmalarına rağmen yeni alb&uuml;mlerinde daha soft bir tarz benimsemiş, bir miktar Coldplay havası şarkılar yer almaya başlamıştır.  Ancak Octavarium gibi alb&uuml;mlerde de inanılmaz derecede iyi bir prod&uuml;ksiyon vardır ve resmen m&uuml;hendisliği hissettiren olduk&ccedil;a başarılı alb&uuml;mlerdendir.

...Hepimiz biliyoruz ki bazen 1000 tane nota basarsınız, d&uuml;nyanın en hızlı nota basan adamısınızdır ama adam gelir aynı s&uuml;rede 5 nota basar daha &ccedil;ok hoşunuza gider.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_36.mp3" length="1536411" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Marillion - Somewhere Else (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Symphonic Prog</category><dc:date>2007-06-23T17:52:50+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5b2a9b6e1f0014bc566b5692a54b8a34-35.html#unique-entry-id-35</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5b2a9b6e1f0014bc566b5692a54b8a34-35.html#unique-entry-id-35</guid><content:encoded><![CDATA[Marillion 1982 - 2007 yılları arasında st&uuml;dyo alb&uuml;m&uuml;, toplama alb&uuml;m, konser kaydı vb...  toplamda 78 tane kayıt satışa sunmuş, her bir alb&uuml;m&uuml; ile de kalitesini tutturmayı başarmış kuşkusuz Senfonik Progressif Rock M&uuml;ziğin en başarılı gruplardından birisidir....  Marillion en b&uuml;y&uuml;k başarısını Pter Gabriel'e benzeyen sesi ile efsanevi vokalist Fish zamanında yaşamıştır.  Fish 1998 yılında gruptan ayrılıp solo alb&uuml;mler yapmaya başladığıktan sonra Marillion'un &ccedil;izgisinde bir değişikik olmuş ve biraz daha az progressif daha fazla pop k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nden beslenir olmuştur.  Marillion ismini JRR Tolkien'in ilk yazdığı ama en son yayımlanan eseri "The Silmarillion" adlı eserinden alınmıştır.

Marillion'u Fish zamanı ve Fish sonrası olarak ele alacak olursak, neredeyse iki farklı grup ile karşı karşıyayızdır....  Tabii ki tercihim nedir derseniz, 2007 yılı alb&uuml;mleri "Somewhere Else" kesinlikle bir Fugazi değil ama o da kendi &ccedil;apında olduk&ccedil;a başarılı ve karakterli bir alb&uuml;m.

...Bir ka&ccedil; kez dinledikten sonra daha anlamlı gelmeye ve sizinle birlikte olmaya başlıyor.  Neden bilmiyorum ama bazı par&ccedil;alarda pek progresif olmasa da Bruce Springsteen havası bile alıyorum.

...Eğer Marillion ile ilk defa tanışacaksanız tercihiniz "Script For A Jester's Tear" dan yana olmalı derim.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_35.mp3" length="1692081" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Megadeth - United Abominations (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Thrash Metal</category><dc:date>2007-06-23T17:33:02+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/d7e19fda80308852606180d20b705ad0-34.html#unique-entry-id-34</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/d7e19fda80308852606180d20b705ad0-34.html#unique-entry-id-34</guid><content:encoded><![CDATA[Megadeth'in yeni alb&uuml;m&uuml;n&uuml; duydunuz mu?...  Heavy Metal'in 3 M'i(Megadeth, Metallica, Manowar) denilen bu dev gruplardan şahsi fikrimce en başarılısı olan Megadeth'in b&ouml;ylesine başarısız bir &ccedil;izgiyle kariyerine devam ediyor olması sizi bilmem ama beni &ccedil;ok &uuml;z&uuml;yor.  United Abominations tam anlamıyla başarısız bir alb&uuml;m.  Dave Mustaine Rust In Peace'deki eski g&uuml;zel g&uuml;nlere d&ouml;nmeye &ccedil;alışmış, bu a&ccedil;ılış par&ccedil;ası Sleepwalker'da apa&ccedil;ık hissedebiliyoruz....  Bu alb&uuml;m&uuml; de seven mutlaka &ccedil;ıkar ama bence Megadeth'in kariyerinin bittiği yerdir ve tam bir rezalettir.

...Nasıl yani demeyin, Dave abimiz, Youthanasia'nın en pop şarkısını almış s&uuml;slemiş p&uuml;slemiş, bir tane de uyuz sesli bayan vokal eklemiş bize yeniden yutturmaya &ccedil;alışıyor.  İnanamıyorum koskoca Megadeth'in bu hallere d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;ne.

...Alb&uuml;mde bir tane bile ele avuca gelecek par&ccedil;a bulamadım.  Sleepwalker'a bir miktar Rust in Peace havası olmasının y&uuml;z&uuml;n&uuml;n h&uuml;rmetine azıcık artı puan versem de siz iyisi mi bu alb&uuml;m&uuml; hi&ccedil; dinlemeyin.

...Podcast'taki şarkı a&ccedil;ılış şarkısı Sleepwalker.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_34.mp3" length="2563221" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Nile - Ithyphallic (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Death Metal</category><dc:date>2007-06-23T17:17:14+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/a77ee2a3c611c5ace9875f254a4235dc-33.html#unique-entry-id-33</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/a77ee2a3c611c5ace9875f254a4235dc-33.html#unique-entry-id-33</guid><content:encoded><![CDATA[Nile, isminden de anlaşılabileceği gibi Mısır medeniyetlerine ciddi kafa yormuş bir grup.  Kariyerlerinin başladığı 1995 yılından beri Mısır ve Ortadoğu k&uuml;lt&uuml;rleri &uuml;zerine şarkı s&ouml;zleri yazan grup, 1998 yılında &ccedil;ıkarttıkları "Amongst The Catacombs Of Nephren-Ka" adlı alb&uuml;mlerinden itibaren par&ccedil;alarına Metal m&uuml;zikle uzaktan yakından alakası olmayan ilgin&ccedil; antik Mısır melodisi olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m melodiler yerleştirmeye başlamıştır.  Par&ccedil;aların girişleri, araları, intro ve interlude kısımlarını m&uuml;kemmel bir şekilde besleyen bir melodiler grubu t&uuml;r&uuml;n&uuml;n en ilgin&ccedil; gruplarından birisi yapmıştır.

Grup, tarz olarak sıradan bir eski us&uuml;l Death Metal grubudur....  Bu t&uuml;r&uuml;n en iyilerinden birisi olmaları &ccedil;ok da farklı oldukları anlamına gelmiyor.  Ta ki par&ccedil;aların arasına serpiştirdikleri Ortadoğu melodilerini duyana kadar.  Bu birleşimi m&uuml;kemmel bir şekilde uyarladıkları eski alb&uuml;mlerindeki hava burada yok.  Sadece alb&uuml;m&uuml;n Even The Gods Must Die adlı 10 dakikalık (bence gereksiz uzun) par&ccedil;asında bir ka&ccedil; eski mısır melodisine rastlansa da alb&uuml;m&uuml;n kalan kısımı sıradan Cannibal Corpse benzeri bir gore metal havasında.  Nile hayranları benimle aynı kanıda olmayabilir ama bence bu alb&uuml;m Nile'ın eski alb&uuml;mlerinde onu farklı kılan t&uuml;m objelerden uzak sıradan ve başarısız bir Death Metal alb&uuml;m&uuml;d&uuml;r.

Bu arada alb&uuml;m&uuml;n &ccedil;ıkış tarihi 17 Temmuz 2007'dir.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_33.mp3" length="1450887" type="audio/mpeg"/></item><item><title>November&#x27;s Doom - The Novella Reservoir (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Doom Metal</category><dc:date>2007-06-23T17:05:53+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/bdd296faa533c287a5891a378ac3e1a9-32.html#unique-entry-id-32</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/bdd296faa533c287a5891a378ac3e1a9-32.html#unique-entry-id-32</guid><content:encoded><![CDATA[November's Doom &ccedil;ok az bilinen bir Amerikalı Doomdeath Metal grubu.  Pek &ccedil;ok y&ouml;nden sıradan olmasına rağmen bir o kadar da orijinal bir grup November's Doom.  Vokalist Paul Kuhr'un standart brutal vokallerini duyduğunuzda sıradan bir doomdeath grubuyla karşı karşıya olduğunuzu d&uuml;ş&uuml;nebilirsiniz.  Grubu biraz daha yakından tanıdığınızda yanılmış olduğunuzu fark edeceksiniz.  Eski alb&uuml;mlerinde bayan vokale de yer veren grup son alb&uuml;mleri The Novella Reservoir ile biraz daha sert fakat kariyerlerinin en iyi alb&uuml;mlerini ortaya koydular.

Alb&uuml;m&uuml;n a&ccedil;ılış par&ccedil;ası Rain, grubu tanıtan başarılı bir par&ccedil;a.  Gitar solosu olmasını beklediğiniz yerde araya giren minik klavye partisyonu bizi biraz şaşırtıyor ve g&uuml;zel bir hava veriyor.  İkinci şarkı alb&uuml;me ismini veren The Novella Reservoir....  Ardından brutal vokal ve tam gaz distortion ile devam ediyor.

...Bu grup yeni bir Doom grubuyla tanışmak isteyen Trail of Tears, My Dying Bride gibi grupları sevenlere tavsiye edebileceğim, kaliteli bir grup.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_32.mp3" length="1603134" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Ozzy Osbourne - Black Rain (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Hard Rock</category><dc:date>2007-06-23T16:55:17+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/9829339294cbbbb2baccf2fdf4a340c8-31.html#unique-entry-id-31</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/9829339294cbbbb2baccf2fdf4a340c8-31.html#unique-entry-id-31</guid><content:encoded><![CDATA[Metal m&uuml;ziğin asi &ccedil;ocuğu (yoksa dedesi mi desek) yeni bir alb&uuml;mle bıraktığı yerden aynen devam ediyor.  Ozzy hakkında hi&ccedil; bir şey anlatmaya gerek yok....  Bu alb&uuml;mde Ozzy yeni ne mi yapıyor derseniz, cevap &ccedil;ok basit.......  Ozzy son 15 senedir ne yapıyorsa halen daha aynısını yapıyor....  &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onun adı Ozzy, o hep aynı m&uuml;ziği yapar ve her zaman dinlenir her zaman konserleri dolar taşar ve her zaman alb&uuml;mleri kapış kapış gider.

Alb&uuml;mde gitarda yine bir başka efsane olan Zakk Wylde var.  Zakk'ın kendisine has brutal gitar soundunda da hi&ccedil; bir değişiklik yok.  Y&uuml;ksek overdrive, kopup giden agresif sololar, Ozzy'nin ka&ccedil; tane filtreden ge&ccedil;tiğini bilmediğim kendisine has vokali, &uuml;zerine iyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lm&uuml;ş şarkı s&ouml;zleri size bir Ozzy alb&uuml;m&uuml;nden ne beklerseniz onu veriyor....  Yaptıkları işte &ccedil;ok iyiler, hatta en iyiler ve bu durumu değiştirmeye ne gerek var değil mi?

...Ozzy'yi anlatmaya ger&ccedil;ekten gerek yok ve bu alb&uuml;m de alışık olduğumuz Ozzy'den ne azını ne de fazlasını vermediği i&ccedil;in sizi sadece bu podcast'e eklediğim şarkıyı dinlemeye davet ediyorum.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_31.mp3" length="1516815" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Redemption - The Origins Of Ruin (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-06-23T16:39:23+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/6655888c686a7873444db41687869104-30.html#unique-entry-id-30</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/6655888c686a7873444db41687869104-30.html#unique-entry-id-30</guid><content:encoded><![CDATA[Redemption Nick Van Dyk adında metal arenasında pek bilinmeyen bir isim tarafından kurulmuş bir proje grubudur.  Nick nasıl ikna etti bilmiyorum ama Redemption'da Progressive Metal d&uuml;nyasınca tanınan kişilerle &ccedil;alışmıştır.  Bu isimler arasında Fates Warning ve Agent Steel'da &ccedil;almış olan Bernie Versailles, aynı zamanda Fates Warning'in vokalistliğini &uuml;stlenen Ray Alder, Symphony X'de davul &ccedil;almış olan Jason Rullo, New Eden, Steel Prophet ve Taraxacum de vokalistlik yapmış Rick Mythiasin yer almaktadır.  G&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; &uuml;zere b&ouml;ylesine bir all-star-band'den ortaya &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; bir şeyin &ccedil;ıkması beklenemez.

...Evet &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; bir şey ortaya &ccedil;ıkmamış ama iyi bir şey mi &ccedil;ıkmış derseniz, hayır bence &ccedil;ok da iyi bir şey ortaya &ccedil;ıkmamış.  A&ccedil;ılış şarkısı "The Suffocating Silence" (Nefes darlığı yapan sessizlik) hakikaten insanda nefes darlığı yaratıyor....  İkinci par&ccedil;a biraz daha ruha hitap eden bir par&ccedil;a olmasına rağmen yine gitarlar vasattan &ouml;teye ge&ccedil;mekte zorlanıyor.  Nick Van Dyk grubu kurmuş ama bence gitarda bir başkasından yardım almalıydı diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.

Redemption, b&ouml;ylesine b&uuml;y&uuml;k isimlerle yapılabilecek en başarısız proje gruplarından birisidir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.  &Ouml;zellikle bir Fates Warning fanatiği değilseniz ve Ray Alder hayranlığınız yoksa bence satın almaya deymez.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_30.mp3" length="1781746" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Rotting Christ - Theogonia (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Melodic Death</category><dc:date>2007-06-23T16:23:40+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/6d46cfdad159271951ff79f680e57319-29.html#unique-entry-id-29</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/6d46cfdad159271951ff79f680e57319-29.html#unique-entry-id-29</guid><content:encoded><![CDATA[Komşumuz Yunanistan'dan &ccedil;ıkmış en pop&uuml;ler grup Rotting Christ'tan yeni bir alb&uuml;m.  Pek &ccedil;ok &ouml;rnekleri gibi kariyerlerinin ilk yıllarında primitif bir Black/Death Metal &ccedil;izgisi &ccedil;izen grup 2.  alb&uuml;mlerinden itibaren biraz daha melodik death metale yaklaştı ve Dark Metal diye de adlandırılan kulvarda m&uuml;zik yapmaya başladı.  Non Serviam adlı bir klasikleşmiş alb&uuml;me imza atmış olan grup bu isim ile T&uuml;rkiye'de yayınlanan bir aylık mecmuaya da isim babalığı yapmıştır.  Rotting Christ, canlı performansları ile olduk&ccedil;a başarılı, &ccedil;ok sempatik ve ilgin&ccedil; derecede T&uuml;rk dostu bir gruptur.  Hatta Rotting Christ, T&uuml;rk olsun diye bir kampanya yapsak &ccedil;ok abs&uuml;rd bir şey yapmış olmayız.  &Uuml;lkemizde en k&ouml;t&uuml; Yunan d&uuml;şmanlığının coştuğu yıllarda bile &uuml;lkemizde konserler vermiş, konserlerinde T&uuml;rk&ccedil;e konuşmuş, hepimizin bir duygu yumağı halinde konserden &ccedil;ıkmamızı sağlamışlardır.

...Ama daha &ouml;nce pek &ccedil;ok Rotting Christ alb&uuml;m&uuml;nde hissettiğim şeyi yine burda da hissediyorum....  Sevdiğim bir gruptur, yılda bir ka&ccedil; kez alb&uuml;mlerini dinlerim ama yine de en sevdiğim gruplar listesine kesinlikle girmiyor.

...T&uuml;rkiye'de verecekleri bir sonraki konsere yine giderim o ayrı bir mevzu :) Rotting Christ sanırım, CD'den değil de canlı dinlemeyi sevdiğim nadir gruplardan birisi.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_29.mp3" length="1948728" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Rush - Snakes &#x26; Arrows (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Art Rock</category><dc:date>2007-06-23T16:08:03+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/0c59bb9054887fd60a84c40c0e7a4bbb-28.html#unique-entry-id-28</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/0c59bb9054887fd60a84c40c0e7a4bbb-28.html#unique-entry-id-28</guid><content:encoded><![CDATA[Rush, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z pek &ccedil;ok hard Rock ve hatta Heavy metal gruplarını derinden etkilemiş, 1970'lerin Progressive Rock m&uuml;ziğini s&uuml;r&uuml;kleyen gruplardan birisidir.  Grup bas-vokalde Geddy Lee, gitarda Alex Lifeson ve davulda Neil Peart'dan oluşmakta olup grup elemanlarından her birisi alanında birer virt&uuml;&ouml;z olarak anılmaktadır.  Rush'ın m&uuml;ziği b&uuml;y&uuml;k oranda Bas gitar tarafından s&uuml;r&uuml;klenen, kompleks melodiler &uuml;zerinde oturmuş, bir miktar deneysel bir tarzdadır....  Geddy'nin vokali ise &ccedil;ocuksu bir tınıda olup, temiz tertemiz bir tarzda grubun karakterini ortaya koymaktadır.

...&ccedil;ıkartmış olup bunların hepsini toparlamak ciddi bir efor ister :) Ama progressive m&uuml;zik dinliyorum diyen herkesin kolleksiyonunda vazge&ccedil;ilmez bir yeri olduğu ise kuşkusuzdur.

...faz, klavye ve synthasizer'ların daha işin i&ccedil;ine girdiği ve canlı &ccedil;alınması imkansız derecede kompleks par&ccedil;aların yapıldığı 3....  G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yaptıkları biraz daha pop-rock &ccedil;izgisi taşısa da Rush her zamanki Rush ve kalitesinden zerre &ouml;d&uuml;n vermeden yoluna devam ediyor.

2007 yılında &ccedil;ıkarttıkları Snakes & Arrows adlı alb&uuml;mleri ise kariyerlerinde bir ilerleme olarak g&ouml;r&uuml;lmese de son derece kaliteli başarılı bir alb&uuml;m olarak karşımızda....  Farklı olarak bas gitarlar bu alb&uuml;mde biraz daha arka plana alınmış.

Progressive Rock'ın i&ccedil;inde olanlar zaten Rush'ı biliyor ve onlara hi&ccedil; bir şey demesem dahi bu alb&uuml;m&uuml; kuşkusuz edinmek isteyecekler.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_28.mp3" length="1876950" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Samael - Solar Soul (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Melodic Death</category><dc:date>2007-06-23T15:45:20+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/027f21e329829b00262aaea7e14a4878-27.html#unique-entry-id-27</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/027f21e329829b00262aaea7e14a4878-27.html#unique-entry-id-27</guid><content:encoded><![CDATA[Samael, k&ouml;keni 1991 yıllarına dayanan 8 alb&uuml;m yapmış ilk 3 alb&uuml;m&uuml;yle y&uuml;ksek bir m&uuml;zikal başarıyı yakalamış İsvi&ccedil;reli bir gruptur.  Kariyerlerinin ilk yıllarında karanlık tarafta yer alan &ccedil;ok tipik bir Satanizm propogandası yapan bir Black/Death grubuyken 1996 yılında &ccedil;ıkarttıkları Passage adlı alb&uuml;m ile fanlarını tam anlamıyla şoka sokmuş, end&uuml;striyel metal denilen ucube(benim fikrimce) m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;ne ge&ccedil;iş yapmış bir gruptur.  Tamam kabul etmek gerekirse bu t&uuml;r&uuml; de olduk&ccedil;a iyi yapmalarına rağmen her yeni alb&uuml;m&uuml;n&uuml; aldığımda acaba k&ouml;kenlerine geri d&ouml;nerler mi hevesini yaşamadan edemiyorum.  Maalesef bu alb&uuml;mlerinde de ilk 3 alb&uuml;mdeki tad ve doku yok.  &Ouml;yleyse biz de bu grubu bu haliyle kabullenip Solar Soul alb&uuml;m&uuml;n&uuml; inceleyelim.

...1996 yılından itibaren se&ccedil;tikleri y&ouml;n&uuml; b&uuml;y&uuml;k bir tutarlılıkla sergilemeye devam ediyorlar.  Kirli bir brutal vokal ile neredeyse Rap denilebilecek bir vokal tarzı ile bol melodik, farklı bir tarzda bir alb&uuml;m.  Gitar partisyonları son bir ka&ccedil; alb&uuml;me nazaran daha yoğun hissedilebiliyor.

...Bu alb&uuml;m&uuml; sadece benim gibi eski Samael hayranlarına &ouml;nerebilirim.  End&uuml;striyel Metal fanları bu alb&uuml;m hakkında ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r &ccedil;ok net bilmiyorum ama ne bileyim &ccedil;ok da gerekli bir alb&uuml;m gibi durmuyor.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_27.mp3" length="1726417" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Saxon - The Inner Sanctum (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Hard Rock</category><dc:date>2007-06-23T15:25:20+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/32243944a2ef3629871e7659f9c82d9b-26.html#unique-entry-id-26</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/32243944a2ef3629871e7659f9c82d9b-26.html#unique-entry-id-26</guid><content:encoded><![CDATA[Saxon 1980'lerde Iron Maiden ve Def Leppard gibi NWOBHM dalgasının en &ccedil;ok bilinen gruplarından birisi olması gerekirken kendisini yenilemeyi başaramamış ve sınırlı bir kitlenin hayranlığını kazanmış yaklaşık 35 yıldır 20'den fazla alb&uuml;m&uuml; ile aynı tarzı s&uuml;rd&uuml;ren olduk&ccedil;a kaliteli ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir gruptur....  &ccedil;ocuğu) olup ilk alb&uuml;mlerinden sonra bu ismin &ccedil;ok fazla tutmayacağını :) d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş olmalılar ki biraz da İngiliz millyet&ccedil;iliği kokan Saxon adlı ismi se&ccedil;mişlerdir.

...Ha&ccedil;lı seferlerini konu alan bu alb&uuml;m sebebiyle T&uuml;rkiye'de Erzincan Depremi yararına verdikleri konsere 150 kişi gelmiş, 2006 yılında Dubai'de verecekleri konser ise iptal edilmiştir.  İngiliz milliyet&ccedil;iliklerini bir kenara bırakırsak İngiltere'den &ccedil;ıkmış en iyi Hard Rock gruplarından birisi olduğu kuşkusuzdur.  Grubu en iyi şekilde tanımak i&ccedil;in 1980 yılında &ccedil;ıkmış Wheels of Steel ve Strong Arm Of The Law alb&uuml;mlerine bakmanızı &ouml;neririm.

...The Inner Sanctum alb&uuml;m&uuml; ise son 10 yıldır grubun yaptığı en iyi alb&uuml;md&uuml;r diyebilirim.  Alb&uuml;m&uuml;n a&ccedil;ılış şarkısı ise tam anlamıyla 1980'lerde tavana vurmuş kaliteyi rahatlıkla hissedebileceğiniz bir Hard Rock başyapıtıdır....  Yeni alb&uuml;mlerinde "Atila The Hun" adlı bir par&ccedil;a olduğunu ve hakkında &ccedil;ok da g&uuml;zel s&ouml;zler s&ouml;ylemediğini de belirtmek isterim....  Can You Hear Them Coming Near (onları duyabiliyor musun, onların yakına geldiklerini) You Cannot Move Your Paralised With Fear (korkudan fel&ccedil; olmuşsun, kıpırdayamıyorsun) All They Bring Is Death And Pain (b&uuml;t&uuml;n getirdikleri &ouml;l&uuml;m ve acı) The Life You Had Will Not Remain (sahip olduğun hayat artık elinden alınacak) A Mighty Empire Rising From The East (doğuda muazzam bir bir yeni imparatorluk kuruluyor) Will You Send An Army To Defeat (onları savuşturmak i&ccedil;in bir ordu g&ouml;nderecek misin) The Mounted Warriors Arrows Fall Like Rain (silahlı savaş&ccedil;ıların okları yağmur gibi d&uuml;ş&uuml;yor) The Conquerors Army Rides Across The Plain (fatihler d&uuml;zl&uuml;klerde ge&ccedil;iyor)

...Eğer bu NWOBHM efsanesi ile daha &ouml;nce tanışmamış iseniz belki haddime d&uuml;şmez ama &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir ayıp etmişsiniz demektir.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_26.mp3" length="2522736" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Spheric Universe Experience - Anima (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-06-23T15:07:37+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/2e6077780a429dc5989b4b7bf05528cf-25.html#unique-entry-id-25</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/2e6077780a429dc5989b4b7bf05528cf-25.html#unique-entry-id-25</guid><content:encoded><![CDATA[Neden b&ouml;yle bir şey yapıyorlar, dertleri nedir bilmiyorum ama m&uuml;zikleri hakkında konuşmayı hakkediyorlar.  Grup &ccedil;ok az bilinen fakat belirli bir kalitenin &uuml;zerinde &uuml;reten başarılı bir grup.  Tarzları gitarda Dream Theater, davulda birazcık Symphony X, vokalde Fates Warning, klavyede Pain of Salvation eklenmiş g&uuml;zel bir t&uuml;rl&uuml; yemeğine benziyor.  Bu s&ouml;z&uuml;mden de anlayabileceğiniz gibi hen&uuml;z tam anlamıyla tarzını oturtamamış bir grup olmasına rağmen, kesinlikle gelecek vaad ediyorlar.

...Birincisi 2005 yılında &ccedil;ıkmış Mental Torments ve 2007 yılında &ccedil;ıkarttıkları Anima....  &Ccedil;ift kros davul, bol mi teli ile tamgaz giderken birden bir senkop ardından da ilgin&ccedil; bir klavye girip bir balon gıcırtısı benzeri sesin ardından inanılmaz kompleks ikinci bir melodiye ge&ccedil;ebiliyor....  Tek bir par&ccedil;ada 7-8 tane &uuml;st kalitede melodiyi hi&ccedil; acımasız harcıyorlar.  Ben olsam tek bir par&ccedil;ada kullandıkları melodilerden temizinden bir alb&uuml;m &ccedil;ıkartırdım :) İngilizcelerinde Fransız aksanı belli bile olmuyor.

Sonu&ccedil;ta Anima &ccedil;ok kaliteli bir alb&uuml;m ve Sphreic Universe Experience &ccedil;ok kaliteli bir grup....  Bu isimle &uuml;nl&uuml; olmaları pek m&uuml;mk&uuml;n olmadığı i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k ihtimalle her zaman underground olarak kalacak ve siz de az bilinen &ccedil;ok kaliteli bir grubu dinlemenin hazzını duyacaksınız.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_25.mp3" length="1611153" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Susperia - Cut From Stone (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Melodic Death</category><dc:date>2007-06-23T14:55:56+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/919593352aa4ede08688c61ed6fc3a47-24.html#unique-entry-id-24</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/919593352aa4ede08688c61ed6fc3a47-24.html#unique-entry-id-24</guid><content:encoded><![CDATA[Susperia'yı ilk defa 2000 yılı Predominance adlı alb&uuml;mleri ile dinlemiş &ccedil;ok sevmiştim.  Grup davulda eski Dimmu Borgir ve Old Man's Child &uuml;yesi Kenneth &Aring;kesson etkisi ile u&ccedil;up gidiyordu.  Grubun diğer elemanları da Black Metal k&ouml;kenli oldukları i&ccedil;in m&uuml;zikte bir Black Metal tadı vardı ve sınıfının en iyi gruplarından birisi idi.  Aradan ge&ccedil;en 7 yılda 3 alb&uuml;m ve 1 EP &ccedil;ıkartmış olmalarına rağmen bu alb&uuml;mleri dinleme fırsatım olmamıştı.  2007 yılı alb&uuml;mleri Cut From Stone'u dinlediğimde ise halen daha şoku &uuml;zerimden atamadım.  Bu grup artık uyduruk bir Melodik Death ve hatta Thrash grubuna d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş.

Norve&ccedil;li grubun bu ge&ccedil;tiğimiz 7 yılda başına ne geldi bilinmez ama sonu&ccedil; hi&ccedil; de iyi olmamış.  Hi&ccedil; bir orijinalliği olmayan, son derece sıradan ve s&uuml;rekli kendisini tekrarlayan anlamsız rifflerle m&uuml;ziği zorlayan ama bir sonuca varamayan ucube ve kalitesiz bir grup ile karşı karşıyayız.  Tamam kabul ediyorum bazı par&ccedil;alarda evet fena değil dedirtse de 2 dakika sonra bir bakıyorsunuz bir Machine Head taklidi oluveriyor....  Bu kadar yetenekli m&uuml;zisyenlerden b&ouml;ylesine oturmamış bir m&uuml;zik t&uuml;r&uuml; &ccedil;ıkması ve m&uuml;ziği tam yakaladım derken ayağınızın altından kayıp gitmesi &uuml;z&uuml;c&uuml;.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_24.mp3" length="1931611" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Symphony X - Paradise Lost (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-06-23T14:36:05+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/1bad11f2c49f29fbee83c29f56fdd306-23.html#unique-entry-id-23</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/1bad11f2c49f29fbee83c29f56fdd306-23.html#unique-entry-id-23</guid><content:encoded><![CDATA[Bu m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml;n Dream Theater, Fates Warning, Shadow Gallery, Pain of Salvation gibi b&uuml;y&uuml;k grupları arasında yeri kuşkusuz en sağlam gruplardan birisi Symphony X'tir.  Grubun lideri Russell Allen tam manasıyla bir m&uuml;kemmellik saplantılı bir kişilik olup, bu karakteri ile en doğru m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml; yaptığı s&ouml;ylenebilir.  Symphony X, pek &ccedil;ok progressive metal grubunun olduğunun tersine kesinlikle bir Dream Theater klonu değildir.

...Symphony X, kariyerine 1994 yılında &ccedil;ıkartmış oldukları self title alb&uuml;m ile başlamış olup, en başarılı zamanlarını 2000 yılında &ccedil;ıkarttıkları "V: The New Mythology Suite" adlı alb&uuml;m zamanında yaşamışlardır.  Genelde konsept alb&uuml;mler yapan grup, t&uuml;m alb&uuml;mlerinde metal m&uuml;zikte m&uuml;kemmelliği yakalamakta, tek bir hata yapmadan t&uuml;m grubun virt&uuml;&ouml;zl&uuml;k seviyesine ulaştığını ispatlamaktadır.

Şahsi fikrimce Symphony X ger&ccedil;ekten m&uuml;zikal olarak kusursuz bir grup olmasına rağmen en sevdiğim gruplar sıralamasına girmemektedir.

...Willian Blake tarafından bu romandan esinlenilmiş &ccedil;ok sayıda &ccedil;izim yapılmış olup, bu roman ve &ccedil;izimler &ccedil;ok sayıda metal grubuna esin kaynağı olmuştur.  Hatta Doom Metal'in mucitleri diyebileceğimiz Paradise Lost adlı grup ismini de bu romandan almaktadır.  Symphony X de bu eşsiz esin kaynağından uzak duramamış ve yeni alb&uuml;mlerinde bu epik konu &uuml;zerinde yoğunlaşmıştır.

...Tamam arkadaş adamları resmen ağzımız a&ccedil;ık izliyoruz, b&ouml;yle bir yetenek b&ouml;yle bir kalite &ccedil;ok az rastlanır ama bir konserde ben bu adamlara nasıl eşlik edeceğim hi&ccedil; bir fikrim yok.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_23.mp3" length="1987299" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Therion - Gothic Kabbalah (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Gothic Metal</category><dc:date>2007-06-23T13:57:42+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/3e9a3145e7a7da31492458074e839842-22.html#unique-entry-id-22</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/3e9a3145e7a7da31492458074e839842-22.html#unique-entry-id-22</guid><content:encoded><![CDATA[Therion, Opera'yı Metal m&uuml;zikle i&ccedil;i&ccedil;e kullanan ilk grup değildir belki ama bu işi tadını ka&ccedil;ırmadan başaran ilk gruptur....  Aynı alb&uuml;mde bir de "Siren of The Woods" adlı orijinal Akadca s&ouml;zlere sahip bir par&ccedil;a var ki grubun bundan sonraki 10 yıllık &ccedil;izgisini oluşturan m&uuml;kemmel bir par&ccedil;adır.

Grup 1998 yılında artık Gothic Metal/Progressive Metal arenasına tam anlamıyla bu işi bildiğini ve hatta rakipsiz olduğunu Vovin adlı alb&uuml;m ile ispatlamayı başardı.

...Vovin'i dinledikten sonra pek &ccedil;ok kişi artık Therion'u efsanevi Carl Orff'un metal versiyonu gibi anmaya başlamıştı.  Hatta ben dahil &ccedil;ok sayıda kişinin bir opera klasiği olan Carl Orff'un O Fortuna'sının metal versiyonunu Therion'un yapması gerektiğini s&ouml;ylediğine eminim.

...Opera olayının birazcık baymaya başladığı artık Therion da farklı bir kulvarda kendisini tekrar etmeye başladı dediğimiz alb&uuml;m bu oldu.  T&uuml;m alb&uuml;m&uuml; herhalde 100 kere dinlememe rağmen aklımda tek bir melodinin kalmaması benim bir zaafiyetim midir bilmem ama bence son derece başarısız bir alb&uuml;md&uuml;.

...Tarzında bir miktar yumuşama olmasına rağmen m&uuml;kemmel melodiler m&uuml;kemmel m&uuml;zikal yetenek ile bizlere Therion'un &ouml;lmediğini tam tersine daha da g&uuml;&ccedil;lendiğini g&ouml;sterdi.  Son bir ka&ccedil; alb&uuml;m&uuml;nde Therion metal vokalini tamamen bırakmıştı ki Lemuria'da opera vokallerin yanısıra metal vokallerine de yer verdi.

...Lemuria'dan sonra ise bir miktar s&ouml;n&uuml;k bir alb&uuml;m olmasına rağmen yine de bu katıksız bir Therion alb&uuml;m&uuml;.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_22.mp3" length="2585018" type="audio/mpeg"/></item><item><title>W.A.S.P - Dominator (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Hard Rock</category><dc:date>2007-06-23T13:45:03+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/727110973358604ca0a76e49929f25d2-21.html#unique-entry-id-21</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/727110973358604ca0a76e49929f25d2-21.html#unique-entry-id-21</guid><content:encoded><![CDATA[Marjinal giyimi, ilgin&ccedil; şovları ve tarzı ile bir Alice Cooper, Kiss kadar pop&uuml;ler olmayı başaramamışsa da 1980'lerden beri hep aynı &ccedil;izgide m&uuml;zik yapmayı başarmıştır.  W.A.S.P'ın iniş ve &ccedil;ıkışları vardır.  Pop&uuml;leritesinin tavana vurduğu zamanlar 1988 yılında &ccedil;ıkarttıkları "The Headless Children" ve 1993 yılı "The Crimson Idol" zamanları arasıdır.  1970 kuşağı gen&ccedil;lik "The Heretic" ile nasıl coştuğunu hi&ccedil; unutamaz.  Yıl 2007 oldu ve W.A.S.P hala aynı....  Hoş melodiler kaliteli nakaratlar, iyi bir prod&uuml;ksiyon, iyi m&uuml;zisyenler artık bu gruptan duymaya alışık olduğumuz şeyler.

...Bu kalite 1990'ların başında olduk&ccedil;a az rastlanır bir şey olmasına rağmen artık bir ka&ccedil; y&uuml;z kişiye konser veren gruplarda dahi rastlanır hale geldi ve bizim beklentilerimiz değişti....  Maalesef W.A.S.P bunu bize sunamıyor.  Alb&uuml;mde &ccedil;ok başarılı ballad'lar olması, hatta bazı yerlerde temalı progressive par&ccedil;alarına benzer bir hava yakalamayı becermesine rağmen yine de bu alb&uuml;m klasik bir bir W.A.S.P alb&uuml;m&uuml;.

...Uzun zamandır iyi bir Hard Rock alb&uuml;m&uuml; dinlemiyorsanız veya yahu 10 yıldır W.A.S.P dinlemiyorum, acaba ne haldeler diye merak ederseniz dinlemek isteyebileceğiniz bir alb&uuml;m.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_21.mp3" length="1571614" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Sirenia - Nine Destinies And A Downfall (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Gothic Metal</category><dc:date>2007-06-23T13:27:40+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/d9011054ac89cda69cd1944b9f91f786-20.html#unique-entry-id-20</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/d9011054ac89cda69cd1944b9f91f786-20.html#unique-entry-id-20</guid><content:encoded><![CDATA[Tristania'nın soundunu oturtan onu bir idol haline getiren "Morten Veland" 2002 yılında gruptan ayrıldıktan sonra Sirenia'yı kurdu ve ardından 4 tane daha alb&uuml;m yaptı....  Yani elimizde Tristania'nın aynı soundu alb&uuml;m yapan 2 tane grup olmuştu :) Fakat her ne olduysa Tristania değişti....  Herhangi bir Gothic Metal grubundan farksız bir sound'u oldu ama tabii yine de o soundu en iyi yapanlardan birisi oldu.

Sirenia ise ilk 3 alb&uuml;m&uuml;nde Tristania'dan ayırt edemeyeceğiniz bir &ccedil;izgi &ccedil;izerken 4.  alb&uuml;mde ne olduysa oldu ve aynı isim ve bambaşka bir m&uuml;zik ile karşımıza &ccedil;ıktı.  Yahu bu alb&uuml;mde bırakın brutal vokali Morten Veland'ın vokali bile yok....  Ama ne bileyim bu bir Sirenia/Morten Veland alb&uuml;m&uuml; değil!!!  &Ccedil;ok iyi bir produks&uuml;yondan ge&ccedil;miş olmasına rağmen &ccedil;ok iyi melodiler yakalamış olmalarına rağmen &ccedil;ok sevdiğim bir grubu kaybetmiş olmanın &uuml;z&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; yaşıyorum.

İlk şaşkınlığı attıktan sonra alb&uuml;m&uuml; incelemeye başladığımızda aslında ger&ccedil;ekten de iyi bir alb&uuml;mle karşı karşıya olduğumuzu g&ouml;r&uuml;yoruz....  Arka plandaki distrotion'u &ccedil;ıkartsak rahatlıkla bir Madonna şarkısı olabilir, o da ayrı mesele :)]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_20.mp3" length="6224377" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Cadaveria - In Your Blood (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Gothic Metal</category><dc:date>2007-06-23T13:09:22+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5fcadedf7dffac05b5643243b7d8ca08-19.html#unique-entry-id-19</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5fcadedf7dffac05b5643243b7d8ca08-19.html#unique-entry-id-19</guid><content:encoded><![CDATA[Opera IX'ın efsanevi sesi Cadaveria grubundan ayrıldıktan sonra solo &ccedil;alışmaları ile kariyerine devam ediyordu hatırlarsınız....  Opera IX'ın vokalini ve m&uuml;zik tarzını her zaman abartı bulmuş ve &ccedil;ocuk&ccedil;a olduğunu d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş&uuml;md&uuml;r.

...Cadaveria, Italyan asıllı gayet karizmatik bir "hatun" olup, Black Metal vokalinin ilk ve en esaslı temsilcilerinden birisidir.  Opera IX'ın ilk yıllarındaki gereksiz ve kimi zaman yapmacığa ka&ccedil;an agresifliğini solo kariyerinde &uuml;zerinden atmış ve daha fazla Heavy Metal k&ouml;kenlerine yaklaşmış.  M&uuml;zik sert, g&uuml;&ccedil;l&uuml; gitar soundu, bu tarzda hi&ccedil; beklenmeyecek kadar virt&uuml;&ouml;zl&uuml;k kokan etkileyici ve melodik gitar soloları, tam kanaatinde davul ve bas uyumu ile &ccedil;ok kaliteli bir alb&uuml;m yapmış Cadaveria ve grubu.

...Par&ccedil;anın vokalleri girene kadar Machine Head kokusunu buram buram hissediyorken Cadaveria'nın vokalleri girdiği anda yanıldığımızı anlıyoruz.  Tam bir Gothic vokalisti havası ile birinci s&ouml;zleri s&ouml;ylediğinde bol gırtlak kullanarak k&ouml;pr&uuml; ve nakaratta devam ediyor.  Cadaveria resmen bir bayan vokalin sunabileceği t&uuml;m tarzların hepsini ustalıkla uygulayıp gitar solosuna yerini bırakıyor.  Gitar solosu ise hi&ccedil; beklenmedik bir şekilde tapping tekniğini olduk&ccedil;a ustalıkla kullanarak resmen kulağımızın pasını almayı beceriyor.

Sonu&ccedil; olarak ben Rock/Metal m&uuml;zikte bayan vokal tanımam, bu iş erkek işidir diyenlere dinletilip "Aha dinle de utan" deidirtecek bir alb&uuml;m.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_19.mp3" length="1897217" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Amorphis - Silent Waters (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Doom Metal</category><dc:date>2007-06-23T12:43:07+03:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/3a20e08be479eb24e9736636b25c46a3-18.html#unique-entry-id-18</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/3a20e08be479eb24e9736636b25c46a3-18.html#unique-entry-id-18</guid><content:encoded><![CDATA[Pek &ccedil;oğumuzun 1994 yılı "Tales From The Thousand Lakes" alb&uuml;m&uuml; ile tanıştığı Amorphis 1992 yılında başlayan profesyonel kariyerlerini her yeni alb&uuml;mle daha iyiye g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor.  İlk alb&uuml;mlerinde Doomdeath adı verilen m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml; yapan Finlandiya'lı grup 1996 yılında &ccedil;ıkarttıkları Elagy adlı alb&uuml;mle yeni ve oturmuş bir tarzı benimsedi ve clean vokal tarzını da olduk&ccedil;a iyi kullanabildiğini hepimize g&ouml;sterdi.  Grup artık daha melodik, daha ayağı yere basan besteler ile karşımızdaydı.  1994 yılından itibaren de m&uuml;ziğinde derin bir Finlandiya Folk k&uuml;lt&uuml;r&uuml; hissedilir oldu.

...Son alb&uuml;mleri Silent Waters, m&uuml;zikalite olarak 2006 yılı alb&uuml;m&uuml; Eclipse'in devamı niteliiğinde.  En belirgin fark Amorphis, bu alb&uuml;mde kariyerine ilk başladığı yıllara da g&ouml;ndermeler yapmış.  Yani ciddi ciddi Tomi Joutsen tekrardan b&ouml;ğ&uuml;rmeye(nam-ı diğer brutal vokal) başlamış, &ccedil;ok da iyi yapmış....  M&uuml;ziğe hizmet eden, daha agresif olmasını sağlayan, iniş &ccedil;ıkış ve senkopları daha iyi vurgulayan ger&ccedil;ekten &ccedil;ok kaliteli bir vokal stili ile karşı karşıyayız.  &Ouml;zellikle "The Servant" adındaki par&ccedil;a grubun 1994-1996 yılları arasındaki tarzına &ccedil;ok yakın bir par&ccedil;a ve grubun 10 yıldan fazla deneyimi ile beslenmiş bir par&ccedil;a.

...T&uuml;m Amorphis fanlarına, t&uuml;m Death, Doom, Gothic dinleyicilerine şiddetle tavsiye edeceğim bu alb&uuml;m&uuml; tahminen 2007 Ağustos aylarından itibaren marketlerden edinebilirsiniz.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_18.mp3" length="1770099" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Atheist - Unquestionable Presence (1991)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-03-14T19:19:48+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/23627532503bd672e532fd309e2cdefb-17.html#unique-entry-id-17</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/23627532503bd672e532fd309e2cdefb-17.html#unique-entry-id-17</guid><content:encoded><![CDATA[Bu grubu ilk defa 1995 yılında elime rastlantı eseri grubun bir plağı ge&ccedil;tiğinde dinledim....  Aradan 8 sene ge&ccedil;ti ve ben bu gruba bir şans daha verdiğimde "vay canına, bunu yapan insan olamaz, s&uuml;per" tepkisini verdim.  Grup, 1991 yılında zamanının &ccedil;ok ilerisinde &uuml;st seviyede Progressive m&uuml;zik yapıyordu fakat, sıradan dinleyicinin(bu 1995 yılında ben oluyorum) anlayamayacağı kadar yenilik&ccedil;i ve kompleks bir m&uuml;zikti bu.  Grubun yaptığı m&uuml;zik t&uuml;r&uuml; Jazz Fusion, Prog, Death metal olarak sınıflandırılabilir.  Bu m&uuml;zik t&uuml;rlerinden hi&ccedil; birisi ile tam anlamı ile &ouml;rt&uuml;şm&uuml;yor aslında.

...Zaten grubu zamanı i&ccedil;in farklı yapan şeylerden en &ouml;nemlisi de bass gitar.  Jazz ve &ouml;zellikle de Fusion m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml; yemiş bitirmiş olduğu beli olan bastaki Tony Choy, grubun Jazz tarafını sembolize ediyor.  Gitaristin Progressive Metal tarzının &uuml;zerine, vokalistin death vokaline yakın tarzı, bu alakasız gibi duran &ouml;ğeleri birleştirerek grubu eşsiz benzersiz kılıyor.  Şu an i&ccedil;in bile pek &ccedil;ok progressive metal dinleyicisine kompleks gelecek bir m&uuml;ziği bu adamların 1991 yılında ortaya koymuş olması ger&ccedil;ekten de şaşırtıcı.

...Elements ve Piece of Time da edinilmesi ve arşivde yer alması gereken kaliteli alb&uuml;mler.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_17.mp3" length="1135944" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Andromeda - Chimara (2006)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-03-14T18:52:43+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/7af8756c82ff06881f5a55fd03d24cac-16.html#unique-entry-id-16</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/7af8756c82ff06881f5a55fd03d24cac-16.html#unique-entry-id-16</guid><content:encoded><![CDATA[İsve&ccedil;'in Andromeda adlı grubu ilk alb&uuml;mleri Extension of the Wish alb&uuml;mlerinin &ccedil;ıktığı g&uuml;nden beri Progressive Metal'in elit gruplarından birisi sayılmayı başarmıştır.  Grubun t&uuml;m alb&uuml;mlerinde ve Chimera'da y&uuml;ksek bir &uuml;retim kalitesi, kaliteli s&ouml;zler ve &uuml;st sınıf bir m&uuml;zisyenlik bulunuyor.  &Ouml;zellikle gitarist Johan Reinholdz, ki kendisi ger&ccedil;ek bir gitar virt&uuml;&ouml;z&uuml;d&uuml;r, grubun en g&uuml;&ccedil;l&uuml; tarafı.

...Andromeda, dinlenmesi zevkli bir grup olsa da her dinlediğimde bende bu grupta bir şeyler eksik dedirten bir his uyandırıyor....  Yahu bu grupta bass gitar neredeyse &ccedil;oğu şarkıda yok ile eşdeğer.  Bass gitarist Fabian Gustavsson neredeyse hi&ccedil; bir katkıda bulunmadığı m&uuml;ziği de sıkıcı yapabilmek i&ccedil;in elinden geleni ardına koymuyor.  Sadece bir ka&ccedil; şarkıda adamın sesini duyuyoruz, genellikle sadece k&ouml;k sesleri vermekten bir adım &ouml;teye gitmiyor.  M&uuml;zisyenliğin ve kompleksitenin &ouml;n plana &ccedil;ıktığı bir m&uuml;zik t&uuml;r&uuml; ve grupta hi&ccedil; de kabul edilebilir bir durum değil tabii bu.

Alb&uuml;m grubun en iyi alb&uuml;m&uuml; değil ki En iyi alb&uuml;m&uuml; bence 2001 yılında &ccedil;ıkan ilk alb&uuml;mleri Extension of the Wish'tir, yine de dinlenebilir ve zevk alınabilir bir alb&uuml;m....  Bass gitarist zaten var yok arası ama gitarlar ve davulun uyumu bu grubu halen daha gelecek vaad eden Progressive Metal grupları listesinin yukarılarında tutmaya yetiyor.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_16.mp3" length="1930783" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Pain of Salvation - Scarsick (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-03-14T18:31:18+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/39656dfcb737e78361b89adf4f642811-15.html#unique-entry-id-15</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/39656dfcb737e78361b89adf4f642811-15.html#unique-entry-id-15</guid><content:encoded><![CDATA[Her alb&uuml;m&uuml;nde kalite &ccedil;ıtasını daha da y&uuml;kselten Pain of Salvation'ın yaptığı m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml; ciddi oranda değiştirdiği bu alb&uuml;m dinlediğimde neye uğradığımı şaşırdım.  Bu alb&uuml;m&uuml; o kadar uzun zamandır bekliyordum ki, alb&uuml;m&uuml;n &ccedil;ıkmasına yakın egzersiz olarak eski alb&uuml;mlerini dinlemeye koyuldum....  Aman tanrım o da ne, Daniel rap yapıyor!!!  B&ouml;ylesine sağlam rock gruplarının ticari beklentilerinden dolayı b&ouml;ylesine ciddi tarz değiştirmelerine &ccedil;oğunlukla antipati beslemişimdir.  Paradise Lost, Samael gibi bir ka&ccedil; grup haricinde bu değişimi başarılı yapabilen grup da azdır fikrimce.  Pain of Salvation'ın bu yeni halini dinlerken halen daha &uuml;z&uuml;l&uuml;yorum.

Alb&uuml;mde halen daha eskisi gibi "hmm bu g&uuml;zelmiş" dedirten melodiler olmasına rağmen yine de bu alb&uuml;m tam bir hayal kırıklığı.  Daniel sustuğunda yani grup eskisi gibi bir rock grubu gibi olmaya başladığında kulağa iyi gelse de, vokal girdiğinde t&uuml;m b&uuml;y&uuml; bozuluyor.

...Pain of Salvation'ın Perfect Element Part 1, Remedy Lane veya Be alb&uuml;mlerini dinlemeden bu alb&uuml;m&uuml; dinlemeyin.  Hatta m&uuml;mk&uuml;nse bu alb&uuml;m&uuml; hi&ccedil; dinlemeyin, Pain of Salvation eğer eski tarzına tekrar d&ouml;nmezse hatıralarımızda iyi gruptu rahmetli diye hatırlar &ouml;ğ&uuml;n&uuml;r&uuml;z en azından.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_15.mp3" length="1785519" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Quidam - Quidam (1996)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Neo Progressive</category><dc:date>2007-03-14T18:13:04+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/d5d8503ef85ae46a7e51ccb28cf325c8-14.html#unique-entry-id-14</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/d5d8503ef85ae46a7e51ccb28cf325c8-14.html#unique-entry-id-14</guid><content:encoded><![CDATA[1990'ların progresive musiği etkisinde yeni ve keşfedilmemiş bir grup arıyorsanız Polonya'lı Quidam'ı da listenize ekleyiniz.  Marillion ve Camel etkisi hissedilen Quidam, armoni ve aranjmanları klavye, fl&uuml;t, obua ve telli enstrumanlar ile gayet başarılı bir şekilde birleştirmeyi beceriyor.

Neo progressive m&uuml;ziğin klasik gitar &ccedil;alma tekniklerinin rahatlıkla hissedilebildiği Quidam, klavye ve &uuml;flemeli &ccedil;algılarla ger&ccedil;ekten b&uuml;y&uuml;k uyum g&ouml;steren bayan vokali ile orkestral bir havaya b&uuml;r&uuml;n&uuml;yor.  Quidam, IQ, Camel, Abraxas gibi grupların arasından başarılı bir Neo-progressive grubu olarak sivrilmeyi rahatlıkla başarıyor.

Quidam'ın self-title alb&uuml;m&uuml; aynı zamanda grubun debut'ı....  Takip eden 7 alb&uuml;m&uuml;nde aynı başarıyı yakalayamayan grubun bu alb&uuml;m&uuml;n&uuml;n her neo-progressive hayranı i&ccedil;in &ccedil;ok g&uuml;zel bir yeni grup olacağı fikrindeyim.  Alb&uuml;m&uuml;n a&ccedil;ılış şarkısı Sanktuarium bence alb&uuml;m&uuml;n en başarılı par&ccedil;ası.  Olduk&ccedil;a karanlık bir atmosfere sahip ve melankoli i&ccedil;eren bir alb&uuml;m.  Bayan vokalin ne dediğini anlamasak da :) &ccedil;ok i&ccedil;li bir şeyler s&ouml;ylediği belli oluyor.  Alb&uuml;mdeki diğer par&ccedil;alar da a&ccedil;ılış şarkısındaki başarıyı geriye g&ouml;t&uuml;rm&uuml;yor.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_14.mp3" length="1468018" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Knight Area - The Sun Also Rises (2004)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Neo Progressive</category><dc:date>2007-03-12T21:11:33+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/76f99a7951323e3ff1a46e05e2c913ce-13.html#unique-entry-id-13</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/76f99a7951323e3ff1a46e05e2c913ce-13.html#unique-entry-id-13</guid><content:encoded><![CDATA[Alb&uuml;m&uuml;n kapağını eline aldığınızda, "vay canına &ccedil;ok iyi bir alb&uuml;me benziyor" demekten kendinizi alamıyorsunuz....  Aslında bu alb&uuml;m&uuml;n &uuml;zerinde tam 20 yıl &ccedil;alışıldığını &ouml;ğrendiğimde de ayrıca şaşırdım.  Alb&uuml;mdeki bestelerin hazırlanması ve elimizde tuttuğumuz kapaklı CD halini alması tam 20 yıl almış ve bu anlamda bir d&uuml;nya rekoru kırmış olabilir.  Eh haliyle 20 sene uğraşınca da ortaya ortalamanın olduk&ccedil;a &uuml;zerinde bir kalite &ccedil;ıkmış.

Alb&uuml;mdeki hemen hemen t&uuml;m par&ccedil;alar eşit seviyede g&uuml;zel ve pek &ccedil;oğunun akılda kalıcı hoş melodileri var.  Alb&uuml;m&uuml;n en can alıcı kısımı ise a&ccedil;ılış kısmındaki neredeyse ağlayacağını sandığım gitar solosu (ama niye sadece 27 saniye bu solo), ki bu solo her dinlediğimde beni sarsar....  Mark Smit'in The Gates of Eternity şarkısında ilk defa sesini duyduğumuzda adamın garip telaffuzu insanı biraz şaşırtsa ve sesi sıradan gibi gelse de ardından gelen m&uuml;kemmel gitar solosu tekrardan bu grupta &ccedil;ok iyi bir şeyler var dedirtiyor.

Grup yenetekli m&uuml;zisyenlerde oluşmuş ve hepsi de işini olduk&ccedil;a iyi yapıyor.  Şova ka&ccedil;mıyorlar, g&ouml;sterişten &ccedil;ok uzaklar ama bir o kadar da melodiler akılda kalıcı....  Alb&uuml;mde en sevdiğim partisyonlar ise gitar ve fl&uuml;t&uuml;n birlikte &ccedil;aldığı kısımlar fakat bu durum o anki moduma g&ouml;re değişiyor.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_13.mp3" length="1164395" type="audio/mpeg"/></item><item><title>&#xc4;nglagard - Hybris (1992)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-03-12T20:54:16+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c41b2d5257d08280b5960199b4f4a6a6-12.html#unique-entry-id-12</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c41b2d5257d08280b5960199b4f4a6a6-12.html#unique-entry-id-12</guid><content:encoded><![CDATA[Anglagard İsve&ccedil;'ten dinlediğim en teknik, profesyonel ve aynı zamanda da melodik gruplardan bir tanesi.  Klavye ve gitar ile y&ouml;n &ccedil;izilen melodilere kendinizi kaptırıp gitmeniz &ccedil;ok fazla s&uuml;rm&uuml;yor.  Grup kesinlikle sıradan m&uuml;zik dinleyicisine değil, m&uuml;zikte komplekslik arayan progressive m&uuml;zik dinleyicisine hitap ediyor.  Grubu progressive metal olarak sınıflandırmama rağmen pek &ccedil;ok &ouml;l&ccedil;&uuml;den aslında bir senfonik rock alb&uuml;m&uuml; olarak değerlendirilebilir.  Grubun t&uuml;m elemanları tam manası ile enstrumanlarına hakim m&uuml;zisyenlerden oluşuyor.  &Ccedil;oğunlukla enstrumantal şarkılardan oluşan besteler yan fl&uuml;t armonileri ile besleniyor.  Yan fl&uuml;t kullanımı m&uuml;ziğe bir miktar folkorik bir hava da katıyor.  Niacin, Brand X, Gordian Knot, Spastic Ink gibi gruplarla tanışmışsanız ve onları sevmişseniz bu alb&uuml;m&uuml; mutlaka edinmelisiniz.  Anglagard'ın en iyi alb&uuml;m&uuml; ve kesinlikle bir klasik.

Alb&uuml;mde fikrimce en &ouml;ne &ccedil;ıkan şarkılar Jordok ve Kung Bore.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_12.mp3" length="1978827" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Agalloch - Ashes Against The Grain (2006)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-03-12T02:21:15+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/636d75bdca1f744f9669f34e5e5a572f-11.html#unique-entry-id-11</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/636d75bdca1f744f9669f34e5e5a572f-11.html#unique-entry-id-11</guid><content:encoded><![CDATA[Agalloch hakkettiğinden daha az saygı g&ouml;ren bir Progressive Metal grubudur.  Yaptığı m&uuml;zik, Doom Metal, Black Metal esintileri i&ccedil;ermekte ve bilmeyenlere &ouml;rnek olması a&ccedil;ısından Opeth ve Katatonia (yeni hali) ile benzerlik g&ouml;stermektedir.  Par&ccedil;alarında devamlı bir melankoli i&ccedil;eren grup enstrumanlarını farklı kullansa idi bir art rock grubu olarak da rahatlıkla anılabilirdi.  Grubun kariyerine başlayışı başarısız bir demonun ardından Pale Folklore adlı alb&uuml;m ile olmuş t&uuml;r&uuml;nde bir klasik halini almıştır.

Agalloch'un Pale Folklore'dan itibaren başlayan başarı &ccedil;izgisi, 2002 yılında The Mantle ile artarak devam etmiş ve 2006 yılı alb&uuml;m&uuml; Ashes Against The Grain ile belki de şu anki zirvelerine ulaşmıştır.  Doom, Black, Death, Progressive Metal t&uuml;rlerinin herhangi birisine ilgi duyan herkese şiddetle tavsiye edeceğim bir gruptur.  Podcast]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_11.mp3" length="1808509" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Naglfar - Harvest (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Black Metal</category><dc:date>2007-03-12T02:13:27+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/cad407b2f018d7a35a95538947be8d0f-10.html#unique-entry-id-10</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/cad407b2f018d7a35a95538947be8d0f-10.html#unique-entry-id-10</guid><content:encoded><![CDATA[Naglfar, Marduk kadar tanınmasa da İsve&ccedil;'in son yılların en &ccedil;ok dikkat &ccedil;eken Black Metal gruplarından bir tanesidir.  S&uuml;sl&uuml; değil, g&ouml;sterişsiz ama g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir tarzları var.  Naglfar kariyerlerinin başından beri hep aynı tarzı ve &ccedil;izgiyi benimsemiş ve bu alb&uuml;mde de bir istisna yapmamıştır.  1990'ların sonunda bir ka&ccedil; tane başarılı alb&uuml;m yapmasına rağmen esas dikkatleri 2003 yılı alb&uuml;mleri Sheol ile &ccedil;ekmeyi başarmıştır.  Ardından gelen Pariah(2005) ve 2007 Harvest alb&uuml;mleri de aynı kalitede başarılı alb&uuml;mlerdir.

Naglfar ve Harvest , doya doya klasik Black Metal dinlemek isteyen dinleyiciler i&ccedil;in ideal ve tavsiye edilebilir bir grup ve alb&uuml;md&uuml;r.  Podcast]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_10.mp3" length="1922691" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Neal Morse - Sola Scriptura (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Symphonic Prog</category><dc:date>2007-03-12T02:02:47+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/4ad6b3a39e9d9394947a673e4ad3da13-9.html#unique-entry-id-9</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/4ad6b3a39e9d9394947a673e4ad3da13-9.html#unique-entry-id-9</guid><content:encoded><![CDATA[Neal Morse Progressive Rock'ın efsanevi dehalarından bir tanesidir.  Pop m&uuml;zikte bir kariyer yakalamaya &ccedil;alıştıktan sonra bu alanda b&uuml;y&uuml;k bir başarı elde edemeyeceğini anlayan Neal Morse Progressive Rock alanında &ccedil;alışmaya başlamıştır.  Spock's Beard adlı grubu ile &ccedil;ok sayıda alb&uuml;me imza atmış klavyeci aynı zamanda bir super band olan Transatlantic grubunda da &ccedil;almaktadır.  Neal Morse ayrıca solo kariyerinde de klasik olmaya aday başyapıtlar ortaya koymaktadır.

Neal Morse'un son iki alb&uuml;mleri One(2003) ve ?(2005) (Soru İşareti) &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k başarı elde etmiş ve Senfonik Progressive m&uuml;zik alanında son yılların en iyi &ccedil;ıkışlarını yapmıştır.  Solo alb&uuml;mlerinde bit temayı esas alan Neal, alb&uuml;m&uuml;n pek &ccedil;ok yerlerinde bu temayı karşımıza koymaktadır.  2007 Sola Scriptura alb&uuml;m&uuml; de bu iki alb&uuml;mde yakaladığı başarıyı aynen devam ettirmesini hatta daha da ileriye g&ouml;t&uuml;rmesini sağlamıştır.  Neal Morse bir klavye virt&uuml;&ouml;z&uuml; olmasının t&uuml;m nimetlerinden faydalanırken aynı zamanda vokalleri de kendisi yapmaktadır.  Neal'ın sesini pek &ccedil;ok kişi sıradan, niteliksiz olarak betimleyebilir fakat bir s&uuml;re sonra aslında g&ouml;sterişten uzak, efektsiz ve temiz sesinin m&uuml;ziği olduk&ccedil;a iyi tamamladığını g&ouml;rebilirsiniz.

Sola Scriptura Progressive Rock/Metal dinleyen herkesin edinmesi gereken bir alb&uuml;md&uuml;r.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_9.mp3" length="1462530" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Threshold - Dead Reckoning (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Progressive Metal</category><dc:date>2007-03-12T01:50:32+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/1d5e992d2351ce7b12539634af9d09bc-8.html#unique-entry-id-8</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/1d5e992d2351ce7b12539634af9d09bc-8.html#unique-entry-id-8</guid><content:encoded><![CDATA[Grup 1993'ten beri ard arda başarılı alb&uuml;mler &ccedil;ıkartmasına rağmen ben ancak grubu 7....  Şahsi fikrimce Critical Mass, tam anlamıyla bir Progressive Metal başyapıtıdır.  Round and Round, Falling Away, Avalon, Critical Mass gibi par&ccedil;alar bu İngiliz grubu benim g&ouml;z&uuml;mde Dream Theater ile eşit seviyelere taşımıştır.  2007 yılı Dead Reckoning alb&uuml;m&uuml;nde de benzer beklentiler i&ccedil;erisinde olmama rağmen maalesef yine hayal kırıklığı.

Dead Reckoning alb&uuml;m&uuml;nde dinleyeni yakalayan ve uzaklara alıp g&ouml;t&uuml;ren bir atmosfer maalesef yok.  G&uuml;&ccedil;l&uuml; overdrive ritm gitarlar ve sıradan temiz vokallerden başka &ccedil;ok fazla bulabileceğiniz bir şey de maalesef yok.  Alb&uuml;mde en &ouml;ne &ccedil;ıkan par&ccedil;a Safe To Fly.  &Ouml;ne &ccedil;ıkan dediğime bakmayın, bu par&ccedil;aya bile ancak sıradanın &ouml;tesine gidebilen tek par&ccedil;a diyebiliriz.  Diğer par&ccedil;alar ise son derece sıradan ve bir Progressive Metal grubundan beklenecek niteliklerden yoksun.

Threshold ile tanışmak isterseniz veya ger&ccedil;ekten iyi Progressive Metal dinlemek isterseniz Threshold'un Critical Mass alb&uuml;m&uuml;ne bakmalısınız.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_8.mp3" length="1433444" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Within Temptation - The Heart Of Everything (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Gothic Metal</category><dc:date>2007-03-12T01:40:01+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/4e91dbf0ae2a7160a21db42f21c9f043-7.html#unique-entry-id-7</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/4e91dbf0ae2a7160a21db42f21c9f043-7.html#unique-entry-id-7</guid><content:encoded><![CDATA[İşte size tay-tay Gothic Metal alb&uuml;mlerinden bir tane daha.  Within Tempation'ı ilk dinlediğimde bu grupta gelecek var demiştim ama maalesef yanılmışım.  2007 alb&uuml;m&uuml; The Heart Of Everything bence bir hayal kırıklığı.  Grup kendisini tekrar etmekte ve bir pop grubuna d&ouml;n&uuml;şmekte bir sakınca g&ouml;rmemiş ve i&ccedil;erisinde gothic denebilecek t&uuml;m &ouml;ğeleri teker teker yok etmeyi başarmış.

Within Temptation'ın bu alb&uuml;m&uuml; g&uuml;zel bir pop alb&uuml;m&uuml; olabilir ama overdriven gitarlar olmasa metal alb&uuml;m&uuml; denemez.  Heavy Metal dinlemeye yeni başlayan arkadaşlarınıza &ouml;neriniz, sevgilinizle ilk randevunuzda fonda &ccedil;almasına izin veriniz, ama bu alb&uuml;mden b&uuml;y&uuml;k bir beklenti i&ccedil;inde olmayınız.

Bir pop alb&uuml;m&uuml; olmasına rağmen bazı par&ccedil;alar sıradanlığın &ouml;tesine ge&ccedil;meyi başarıyor &ouml;zellikle koronun girdiği yerlerde mesela "Our Solemn Hour" gibi par&ccedil;alarda grup eski tat ve dokusunu yakalamaya başlıyor belki ama yine de totalde şahsi fikrimce başarısız bir alb&uuml;m.

Podcast'te bu alb&uuml;mde eski havayı yakaladığı nadir yerlerden bir dakikalık bir kesit sunuyorum.  Podcast]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_7.mp3" length="2095509" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Stolen Babies - There Be Squabbles Ahead (2006)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Avant Garde</category><dc:date>2007-03-12T01:19:41+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/22375f44c141f0a255b63161c6b86e3d-6.html#unique-entry-id-6</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/22375f44c141f0a255b63161c6b86e3d-6.html#unique-entry-id-6</guid><content:encoded><![CDATA[Bence 2006 yılının en iyi alb&uuml;m&uuml; ve hayatımda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en iyi debutlardan bir tanesi.  Stolen Babies ilk alb&uuml;m&uuml; ile &ccedil;ok az grubun daha &ouml;nce nail olduğu inanılmaz bir başarı yakaladı....  Kendi ağızlarından dile alındığında yaptıkları m&uuml;ziği quirky-Goth, prog-pop, metal, cabaret, punk, art-rock, thrash, industrial vb......  &Ccedil;ok da haksız sayılmazlar tarif edilmesi olduk&ccedil;a g&uuml;&ccedil; bir m&uuml;zik t&uuml;r&uuml; yapıyorlar ki ben buna kısaca enerji dolu diye hitap edeceğim.

...Stolen Babies ilk dinlemede belki de &ccedil;ok &ouml;zellikli nitelikli bir grup olarak gelmeyebilir ama ona bir şans daha verin ve 2-3 defa dinleyin, bağımlılık yapacağına emin olabilirsiniz.  Alb&uuml;mde vasat denilebilecek tek bir şarkı olmadığı gibi ortalama denebilecek bir şarkı dahi yok.

...:) Bağırmadığı zamanlarda sesi yetişkin bir kadın sesi olabiliyor, hatta neredeyse kimi zaman Cranberries tarzı bir vokale d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor ama birden kız deliriyor ve bağırmaya başlıyor, vokal tarzı neredeyse Black Metal scream tarzına yakın, inanılmaz bir yetenek bu Dominique.  Opera IX klonu sanmayın ki alakası yok, &Ccedil;igan m&uuml;ziği &ccedil;alarken birden akerdoenlarla sirk melodileri geliyor hemen ardından da tam gaz &ccedil;ift kros davul + distortion ve black vokalle devam edebiliyor.  Bu kadar &ccedil;eşitli m&uuml;ziği bir araya abs&uuml;rdl&uuml;k olması i&ccedil;in koymamışlar, her bir enstruman ve ge&ccedil;iş senkop kesinlikle bir amaca hizmet ediyor.

...Bu kadar &ouml;vd&uuml;kten sonra bu alb&uuml;m&uuml; hala alayım mı almıyayım mı diye teredd&uuml;t ediyorsanız s&ouml;yleyecek hi&ccedil; bir şey bulamıyorum.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_6.mp3" length="2051567" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Dimmu Borgir - In Sorte Diaboli (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Black Metal</category><dc:date>2007-03-12T01:00:00+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5be0e24816bbd414c844acb583636e9b-5.html#unique-entry-id-5</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/5be0e24816bbd414c844acb583636e9b-5.html#unique-entry-id-5</guid><content:encoded><![CDATA[4 yıllık aradan sonra nihayet Dimmu Borgir yen bir alb&uuml;m yaptı ve Nisan 2007'de yayımlanacak olan bu alb&uuml;m bug&uuml;n elime ulaştı....  Black Metal fanlarının b&uuml;y&uuml;k bir kısmının Dimmu Borgir'i fazla ticari bulduğunu, hatta bu grubu lamer olarak nitelendirdiğini biliyorum fakat adamlar kim ne derse desin bu m&uuml;ziği en &uuml;st kalitede yapıyorlar.

...Teknolojinin t&uuml;m nimetlerinden faydalanıyor, klavye melodilerinde veya clean vokalde zaman zaman yumuşamaktan korkmuyor, sahne şovlarında ise zaten şova y&ouml;nelik bir m&uuml;zik t&uuml;r&uuml;n&uuml; en iyi şekilde icra ediyorlar.

...T&uuml;m şarkıların ismi "The" ile başlayan 2007 tarihli alb&uuml;m&uuml; dinlediğim ilk dakikadan itibaren bu gruba hayranlığım bir kat daha arttı.  Marş gibi bir melodi ile a&ccedil;ılışı yapıyorlar ve ardından da inanılmaz bir davul ritmi ve &ccedil;ift kros ile sizi resmen alıp g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor.  Clean vokaller yine var, ve bu temiz vokallerin m&uuml;ziğe yeni bir boyut katmada b&uuml;y&uuml;k faydası olduğuna inanıyorum.

Bu alb&uuml;m bir &ouml;nceki alb&uuml;me (Death Cult Armegeddon) &ccedil;oğunlukla daha sert, Shagrath her alb&uuml;m&uuml;nde vokal tarzına yeni &ouml;zellikler eklemesi ile kendisini s&uuml;rekli geliştiren bir vokalisttir.  Bu alb&uuml;mde de gitar davul klavye &uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml; tam gaz giderken arka planda geniş bağırtılar (Death tarzına daha yakın) ile tarzını s&uuml;slemeyi yine de bilmiş.  Dimmu Borgir'ı benzerlerinden ayıran en &ouml;nemli &ouml;zellik klavye partisyonları ise yine her zamanki gibi efsane.

...Dimmu Borgir fanatikleri zaten bu alb&uuml;m&uuml; ka&ccedil;ırmayacaklar kesinlikle ama Black Metal'e &ouml;n yargı ile yaklaşan kişilere de kesinlikle tavsiye edeceğim son derece başarılı bir yapıt.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_5.mp3" length="1420772" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Manowar - Gods Of War (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Power Metal</category><dc:date>2007-03-11T23:24:52+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/cc7d32e55cde09ee8c1dd2abf3163290-4.html#unique-entry-id-4</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/cc7d32e55cde09ee8c1dd2abf3163290-4.html#unique-entry-id-4</guid><content:encoded><![CDATA[1970 - 1980 arası doğmuş jenerasyonun ciddi bir kısmının Heavy Metal ile tanışması bu efsanevi grubun Kings of Metal alb&uuml;m&uuml; ile olmuştur.  "Grandfather tell me a story" dediğimiz g&uuml;nleri ne &ccedil;abuk unuttuk değil mi?...  Gods of War ile Manowar ger&ccedil;ekten de yine inanılmaz bir alb&uuml;m yaptı...

...Artık ne olacaksa olsun hani nerede gelişme aşaması diyor insan bir s&uuml;re sonra ama ardından gelen King of Kings her zamanki Manowar, gitar ve davul riff'leri bir Hail and Kill havası hissettirse de bu kesinlikle kendilerini tekrarladıkları anlamına gelmiyor.  King of Kings'in ardından yine bir Manowar klasiği klise korosu ile Army of the Dead geliyor.

...Kuzey k&uuml;lt&uuml;rlerinden ciddi esinlenilmiş bir alb&uuml;m Gods of War, ki bu alb&uuml;m&uuml;n isminin yazılışından da belli oluyor ve pek &ccedil;ok şarkı da İskandinav Tanrısı Odin hakkında.  Bu par&ccedil;alardan bazıları Overture to Odin, Blood of Odin, Sons of Odin :) Bilirsiniz bu kas yumakları bir konuya taktı mı takar &ouml;zellikle de kan, kral, kardeş, zafer kelimelerinin ge&ccedil;mediği par&ccedil;aları yok gibidir.  Şarkı s&ouml;zleri komik olsa da Manowar Manowar'dır ve bu adamlar bu işin en iyilerindendir.  Bu alb&uuml;m ise kariyerlerinde bir gerileme olmadığı gibi kesinlikle iyi bir adımdır.  Manowar seven veya bir zamanlar sevmiş olan herkesin bu alb&uuml;m&uuml; edinmesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_4.mp3" length="2404665" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Finntroll - Ur Jordens Djup (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Folk Metal</category><dc:date>2007-03-11T23:15:25+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/e484aa2ee6d2fba90afbc70c5f3d443e-3.html#unique-entry-id-3</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/e484aa2ee6d2fba90afbc70c5f3d443e-3.html#unique-entry-id-3</guid><content:encoded><![CDATA[Finlandiya'dan Troll ve Goblin hikayeleri anlatan Y&uuml;z&uuml;klerin Efendisi ile bir miktar kafayı sıyırmış bir grup.  Ensiferum ile benzer yanları olduk&ccedil;a fazla fakat bu grupta bir miktar daha fazla halk m&uuml;ziği etkisi almak m&uuml;mk&uuml;n.  Klavye kullanım tarzları Black Metal grubu hissi uyandırmasına karşın grup yine de death vokalli Power Metal &uuml;zerine Fin halk m&uuml;ziği sosu olarak tanımlanabilir.  2007 tarihli Ur Jordens Djup dinlenmesi eğlenceli bir alb&uuml;m.  Black Metal tarzı klavye partisyonlarının Finntroll'&uuml; Ensiferum'dan bir ka&ccedil; adım &ouml;teye g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; rahatlıkla s&ouml;yleyebilirim.

Ur Jordens Djup alb&uuml;m&uuml;nde Nedgang, Sang gibi alb&uuml;mler &ouml;ne &ccedil;ıkıyor fikrindeyim.  Alb&uuml;m&uuml;n bence en ilgin&ccedil; şarkısı ise "En Maktig har".  Şarkı başladığında sanki bir &ccedil;izgi film melodisi gibi bir havaya sahip ve aksak ritmi ile overdrive gitarlar girdiğinde hoş bir enstantane oluşturuyor.

Şahsen bu alb&uuml;m&uuml;n başarılı bir alb&uuml;m olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.  Folk Metal'e yeniyseniz ve bu tarz ile tanışmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız kesinlikle başlamak i&ccedil;in gayet iyi bir se&ccedil;im.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_3.mp3" length="1360779" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Ensiferum - Victory Songs (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Folk Metal</category><dc:date>2007-03-11T23:04:51+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/2ec244ce48c120b9b852523761791f29-2.html#unique-entry-id-2</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/2ec244ce48c120b9b852523761791f29-2.html#unique-entry-id-2</guid><content:encoded><![CDATA[Nedir derseniz, halk m&uuml;ziği ezgileri ile s&uuml;slenmiş trash/death metal arası bir tarz.  Ensiferum ise bu tarzın en klişe &ouml;rneklerinden birisi.  Oldum olası Folk Metal'e karşı biraz soğuk olmama karşın Ensiferum dikkatimi &ccedil;ekmeyi başarmış nadir gruplardandır.  Victory Songs ise grubun 2007 yılı tarihli en son alb&uuml;mleri.  Bu alb&uuml;mde yine grup bence aynen Children Of Bodom gibi Death vokal ile Power Metal yapıp &uuml;zerine de halk m&uuml;ziği ezgilerinden sos serpiştirmiş.  Sonu&ccedil;ta ortaya kimi yerlerde banal olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m ucube bir tarz &ccedil;ıkmış.

...Klasik gitar, yan fl&uuml;t, klavye s&uuml;sl&uuml; bir iki melodik partisyonun ardından g&uuml;mb&uuml;r g&uuml;mb&uuml;r power metal &uuml;st&uuml;ne death vokal ortada bir yerde şarkı duruluyor ve yine başlangı&ccedil;taki melodiye benzer bir melodi &ccedil;alıyor ve yine g&uuml;mb&uuml;r g&uuml;mb&uuml;r power metal ile şarkı sonlanıyor.  Bu klasik tarz ile Ensiferum artık kendisini tekrar etmeye başladı diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.  Alb&uuml;mde bir tane bile kayda değer gitar solosu olmaması da bence alb&uuml;m&uuml;n diğer eksi yanlarından.

Sonu&ccedil; olarak eğer Power Metal, Children Of Bodom hayranı iseniz veya Heavy Metal'de yeni bir şeyler dinlemek istiyorsanız bu alb&uuml;m size değişik tatlar sunabilir ama dinlemenin &ccedil;ok da elzem olmadığı fikrindeyim.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_2.mp3" length="1510559" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Dark Tranquillity - Fiction (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Melodic Death</category><dc:date>2007-03-11T22:52:55+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c822af9e73c3de2b5f376247528b23fc-1.html#unique-entry-id-1</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/c822af9e73c3de2b5f376247528b23fc-1.html#unique-entry-id-1</guid><content:encoded><![CDATA[Dark Tranquillity, In Flames ile birlikte İsvi&ccedil;re'den &ccedil;ıkmış en iyi Melodik Death Metal gruplarından birisidir.  Kariyerlerinde hep bir tarza sadık kalmış ve kariyerlerinin en başından beri &ccedil;ok az değişim g&ouml;stermiştir....  Alb&uuml;m&uuml;n ilk bir dakikasını dinledikten itibaren "evet bu yine aynı Dark Tranquillity" diyorsunuz.  Clean vokale diğer alb&uuml;mlerinden daha az rastlanmasına rağmen Dark Tranquillity yine melodik ve yine &ccedil;ok kaliteli.

Dark Tranquillity ge&ccedil;mişte &ccedil;ok daha başarılı alb&uuml;mlere imza atmıştır.  Şahsen The Gallery, Skydancer gibi alb&uuml;mlerin &ccedil;ok daha kaliteli alb&uuml;mler olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.  Ge&ccedil;miş alb&uuml;mlerinde bir miktar Iron Maiden'ın &ccedil;ift gitar tekniğinin death vokalleri ile s&uuml;slenmiş hali havası vermekteyken son alb&uuml;mlerinde, &ouml;zellikle de 2005 tarihli Character alb&uuml;m&uuml; ve 2007 Fiction alb&uuml;mlerinde artık kendine has ve biraz daha farklı bir tarza ge&ccedil;iş yaptığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.  Bu yeni tarza ge&ccedil;işin ilk sinyallerini verdiği Projector alb&uuml;m&uuml;nde ise Auctioned tam anlamı ile bir klasiktir.

Sonu&ccedil; olarak Fiction yine kaliteli bir Dark Tranquillity alb&uuml;m&uuml; fakat kariyerlerinin ilk ab&uuml;mlerindeki sizi alıp g&ouml;t&uuml;ren melodilerden yoksun....  Eğer Dark Tranquillity ile yeni tanışacaksanız The Gallery alb&uuml;m&uuml;n&uuml; şiddetle tavsiye ederim.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_1.mp3" length="1517319" type="audio/mpeg"/></item><item><title>Tristania - Illumination (2007)</title><dc:creator>umut@claros.org</dc:creator><category>Gothic Metal</category><dc:date>2007-03-11T22:31:35+02:00</dc:date><link>http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/61301eabf5214e4657b258a3e0e7fa8e-0.html#unique-entry-id-0</link><guid isPermaLink="true">http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/61301eabf5214e4657b258a3e0e7fa8e-0.html#unique-entry-id-0</guid><content:encoded><![CDATA[Tristania, gothic metal arenasının en g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve doyurucu m&uuml;ziğini yapan gruplarından birisidir.  &Ouml;zellikle en b&uuml;y&uuml;k y&uuml;kselişlerini 1999 yılı Beyond the Veil alb&uuml;m&uuml; ile yapan grup bu alb&uuml;m&uuml;n ardından grubun karakteristiğinde &ouml;nemli katkıları olan Morton Veland(gitar/vokal)'in gruptan ayrılması ile bir miktar kan kaybetti fakat kendisini toparlaması &ccedil;ok da uzun s&uuml;rmedi.  Grup 2001 World Of Glass alb&uuml;m&uuml;nde Beyond the Veil'den bir miktar farklı, daha melodik, daha az brutal vokal i&ccedil;eren bir alb&uuml;m yaptı ve yeni &ccedil;izgisini ortaya koydu.  Tristania her zaman kalitesini korumayı bilen nadir Gothic Metal gruplarındandır.

2007 tarihli Illumination alb&uuml;m&uuml; ile tekrardan karşımıza &uuml;st kalitede bir alb&uuml;mle &ccedil;ıktı Tristania.  Grubun &ccedil;ekici bayan vokali Vibeke Stene kariyerinin en &uuml;st sınıf vokallerinin bazılarını bu alb&uuml;mde sergiliyor.  &Ouml;ne &ccedil;ıkan şarkılardan bazıları The Ravens, Destination Departure olarak sayılabilir fakat alb&uuml;m&uuml;n t&uuml;m şarkılarından benzer bir kalite olduğunu rahatlıkla s&ouml;yleyebilirim.  Hi&ccedil; sıkılmadan ard arda dinlenebilecek bir alb&uuml;m.

Alb&uuml;m&uuml;n tamamlanmasının hemen ardından bayan vokalist Vibeke Stene'nin kişisel sebeplerden gruptan ayrılmış olması Tristania hayranları i&ccedil;in &uuml;z&uuml;c&uuml; bir haber oldu.  Tristania şu anda konsere &ccedil;ıkabilmek i&ccedil;in yeni bayan vokalist arayışı i&ccedil;erisinde.]]></content:encoded><enclosure url="http://www.umutgokbayrak.com/page7/files/podcast_0.mp3" length="1859484" type="audio/mpeg"/></item></channel> 
	</rss>