Nightwish - Dark Passion Play (2007)
nightwish2
Nightwish, kuşkusuz Finlandiya'nın en popüler metal guruplarından birisidir. Grubun başarısında da kuşkusuz balık etli bayan vokalisti Tarja Turunen'in katkısı çok büyüktür. Tarja, operatik vokalleri ile Nightwish'in senfonik yapısının oluşmasında ve neredeyse 1997 tarihli ilk albümleri Angels Fall First'den beri Avrupa'nın Power Metal sahnesinde Nightwish'in isminin hep bir standart olarak söz edilmesini sağlamıştır. Metal sahnesinde artık bayan vokallere alışmamıza rağmen Tarja her zaman bir klasik ve diğer bayan vokallerin başarısını karşılaştırdığımız bir standart olarak yer almıştır. 2000'li yıllar Nightwish'in yükselişte olduğu yıllardı fakat hayranları 2005 yılında Nightwish'in diğer elemanlarının gruptan attıkları haberinden sonra şoke oldu. Pek çok kişi grubu Tarja için dinliyordu ve bu kararın grubun sonu olduğunu düşündü.


devam
Porcupine Tree - Fear Of A Blank Planet (2007)
porcupine2
Pink Floyd'dan beri en çok heyecanlandıran gruplardan birisidir Porcupine Tree. Müziklerini anlatmak oldukça zor olsa gerek ama deneyelim. Pink Floyd'un sizi uzaklara alıp götüren Psychedelic soundunu alın, üzerine Opeth'in clean vokal partisyonlarını ekleyin, harika melodiler, mükemmel besteler, olağanüstü bir kayıt kalitesi ekleyin ortaya Porcupine Tree çıkıyor. İngiltere'nin son yıllarda çıkarttığı en yaratıcı ve üretken gruplardan bir tanesidir. Az önce tanımını yaparken grubun Opeth'in metal olmayan yüzünü anımsattığını söylemiştik ki bu sadece basit bir benzerlik değildir. Grup elemanlarının Opeth'in esas oğlanı Mikael Åkerfeldt ile de sıkı fıkı bir arkadaşlıkları mevcut. Hatta Deadwing albümünde Mikail misafir sanatçı olarak bile yer alıyor. Grup, ilk EP'sini yayınladığı 1989yılından beri 10 tane stüdyo albümü, 17 tane EP ve çok sayıda DVD, Live albüm, boxset çıkartmıştır.

devam
Alamaailman Vasarat - Maahan (2007)
alamaailman2
6 tane deli deli virtüöz bir araya gelirse ne yapar? Üstüne üstlük sadece akustik enstrumanları kullansalar, örneğin saksafon, klarnet, piyano, çello, akustik davul gibi. Gitar bile kullanmadan benim diyen metal gruplarından daha yoğun bir sound yakalarlar mı sizce? Evet yakalarlar, adresi de Alamaailman Vasarat. Herhalde dünyanın en zor telaffuz edilen grup isimlerinden birisini seçmeleri de adamların deli olmasından kaynaklanıyor. Mübalağa etmiyorum. Albümü dinlediğinizde siz de hak vereceksiniz. Akli dengesi yerinde insanlar böyle bir şey yapmaz, yapamaz. Kısaca özetlemek gerekirse grup, Jazz, Senfonik Rock, ve Heavy Metal'in her çeşit esansını bir araya koyup, sadece akustik enstrumanlar kullanarak, müzikal değeri son derece yüksek, absürd, kompleks ve bir o kadar da eğlenceli bir müzik yapıyorlar.

devam
Explorer's Club - Age Of Impact (1998)
explorersclub2
Davulda Frank Zappa ile de çalışmış Terry Bozzio, bass gitarda solo kariyerinin yanısıra Mr Big, Steve Vai gibi isimlerle çalışmış virtüöz Billy Sheehan, gitarda Dream Theater'dan Petrucci ve Yes'ten Steve Howe, klavyede eski Dream Theater üyesi Derek Sherinian vokalde Bret Douglas, Matt Bradley, James LaBrie(Dream Theater), D.C. Cooper ve Trent Gardner gibi isimlerin ve daha pek çoğunun bir araya geldiği bir proje grubunu hayal edebiliyor musunuz? O zaman size yardımcı olayım, Explorer's Club'ta bu bahsettiklerimin hepsi bir arada. Bu fikir eski Magellan üyesi ve bir dönem Zappa ile de çalışmış olan Trent Gardner'dan çıkıyor. Nasıl beceriyorsa bu kadar virtüözü bir araya toplamayı başarıyor ve Age Of Impact albümü ortaya çıkıyor.


devam
Esperanto - Last Tango (1975)
esperanto2
Esperanto, 1887 yılında Musevi asıllı bir Polonyalı olan Dr. Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından icat edilmiş yapay bir dildir. Dil, dünyadaki dil farklılığı problemlerini yok etmek gibi ulvi bir amaç uğruna geliştirilmiştir. Esperanto dili pek popüler olamamıştır ama, 1960ların sonu 70'lerin başı çiçek çocukların önemli bir kısmı dünya barışı ortak dil gibi kavramlarla Esperanto'yu benimsemiştir. Belçika ve İngiliz müzisyenlerden oluşan Esperanto grubu da bu çiçek çocuklardandır. 1973 - 1975 arasındaki sürede kısa ama başarılı bir kariyer yapmış, geriye birbirinden başarılı 3 tane albüm bırakmışlardır. İçerisinde gitar olmayan nadir rock gruplarından birisi olmasına rağmen eksikliğini hiç bir zaman hissetmeyeceğinize garanti verebilirim.

devam
Ulytau - Jumyr-Kylysh (2006)
ulytau2
Ulytau'yu duydunuz mu? Tamam kabul ediyorum, ben de düne kadar duymamıştım. Bundan gerçekten de çok utandım. Çünkü bu arkadaşlar bizimle aynı ırka mensup bizim özümüzden bizim kanımızdan, Kazakistan'dan bir grup. Grubun adı Uludağ anlamına geliyor. Grubun çekirdek kadrosu üç kişiden oluşuyor. Gitarda Maxim Kichigin, kemanda Nurgaisha Sadvakasova, dombrada(Orta Asya Türk Çalgısı) Erjan Alimbetov. Ayrıca albümde klavyede Roman Adonin, bass gitarda Evgeny Sizov ve davulda Igor Djavad-Zade çalıyor. Grubun şahsi fikrimce en önemli özelliği Rock müziğe dombrayı mükemmel bir şekilde entegre etmeyi başarabilmiş olması. Bu arada bilmeyenler için hatırlatalım dombra, bağlamanın da atası kabul edilen, Kazakların yerel çalgılarıdır. Azerbeycan'da bir benzerine tar adı verilir. Telleri bağırsaktan yapılır ve kısa keskin dolu bir sesi vardır.

devam
Obituary - Xecutioner's Return (2007)
obituary2
İlk adı Xecutioner olan Obituary 1985 yılında kurulmuş olup, Florida Death Metal'inin Death, Deicide, Morbid Angel ile birlikte ilklerinden ve en köklü gruplarından birisi olmuştur. Obituary su katılmamış Death Metal tarzı ile tam 22 yıldır bizleri sarsmaya devam ediyor. 2000 yılında grup dağılmış ve 2004 yılına kadar ayrı kalmış olmasına rağmen 2005 yılında çıkarttıkları Frozen In Time ile ölmediklerini bizlere hatırlatıyordu. 2007 yılı albümleri Xecutioner's Return ise isminden de anlaşılacağı gibi grubun ilk kurulduğu günlerine olan özlemini ve o güzel günlere dönüşünü sembolize ediyor. 28 Ağutos 2007 tarihinde satışa sunulacak olan albüm de gerçekten ismine yakışıyor.


devam